0312 230 00 90
av.ebru.unsal@gmail.com

Araç Değer Kaybı Talep Etme Şartları Nelerdir?24.7.2026

Günümüzde artan araç sayısı ve yoğunlaşan trafik, ne yazık ki trafik kazalarını da kaçınılmaz hale getirmektedir. Bir trafik kazasına karıştığınızda, aracınızda oluşan fiziksel hasar yetkili veya özel servislerde tamamen onarılsa bile, aracınızın ikinci el piyasasındaki satış bedelinde ciddi bir düşüş yaşanır. İşte aracın kazadan önceki hasarsız piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haliyle sahip olduğu piyasa değeri arasındaki bu farka araç değer kaybı denir. Tramer (hasar) kaydına işlenen bu durum, aracınızı satmak istediğinizde alıcılar tarafından bir pazarlık unsuru olarak kullanılır ve sizi doğrudan maddi zarara uğratır. Peki, her kazadan sonra bu zararın tazmini mümkün müdür? Araç değer kaybı talep etme şartları nelerdir?

Araç değer kaybı davası açabilmek veya sigorta şirketine başvuru yapabilmek için kanunların ve Yargıtay içtihatlarının belirlediği bazı temel kriterlerin bir arada bulunması gerekmektedir. Eksik bir şart, başvurunuzun reddedilmesine neden olabilir.

Değer kaybı alabilmek için sağlanması gereken temel şartlar şunlardır:

  • Çift Taraflı Bir Kaza Olması: Araç değer kaybı talep edebilmeniz için kazanın en az iki aracın çarpışması şeklinde gerçekleşmesi gerekir. Aracınızla tek başınıza bir duvara, bariyere veya ağaca çarpmanız durumunda (tek taraflı kazalar), karşı tarafta bir kusurlu sürücü veya onun trafik sigortası bulunmadığı için Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) kapsamında bir değer kaybı talebinde bulunamazsınız. Bu gibi durumlarda ancak kasko poliçenizde özel bir "değer kaybı teminatı" varsa kendi kaskonuzdan talepte bulunabilirsiniz.
  • Tam Kusurlu Olmamak: Kazanın meydana gelmesinde %100 (tam) kusurlu olan taraf, kendi aracındaki değer kaybını karşı tarafın sigortasından talep edemez. Hukukun temel prensibi olan "kimse kendi kusurundan faydalanamaz" ilkesi gereği, değer kaybı tazminatı ancak haklılık payınız oranında alınabilir.
  • Parçaların Daha Önce Aynı Yerden Hasar Almamış Olması: Aracınızın kaza sırasında hasar gören ve onarılan/değişen parçalarının, daha önceki bir kazada hasar görmemiş olması gerekir. Örneğin; aracınızın sağ ön kapısı daha önceki bir kazada boyanmış veya değişmişse, yeni kazada yine sağ ön kapı hasar aldığında bu parça üzerinden yeni bir değer kaybı hesaplanmaz. Çünkü o parça zaten orijinalliğini daha önceden yitirmiştir.
  • Aracın Pert (Tam Hasarlı) Olmaması: Eğer kaza sonucunda aracınız kullanılamaz hale gelmiş ve "pert" (tam hasarlı) kaydı almışsa, değer kaybı talep edemezsiniz. Pert olan araçlarda sigorta şirketi zaten aracın kaza tarihindeki rayiç (piyasa) bedelini size öder. Araç onarılıp tekrar piyasaya dönmeyeceği için bir "ikinci el değer düşüklüğünden" bahsedilemez.
  • Zamanaşımı Süresi İçinde Başvuru Yapılması: Araç değer kaybı başvurularında yasal zamanaşımı süresi kaza tarihinden itibaren 2 yıldır. Bu süre geçirildikten sonra yapılan başvurular, karşı tarafın sigorta şirketi tarafından zamanaşımı itirazı ile reddedilir. Eğer kaza sonucunda yaralanma veya ölüm gibi cezai boyutu olan bir durum varsa, uzamış ceza zamanaşımı süreleri (örneğin 8 yıl) devreye girebilir. Ancak sadece maddi hasarlı kazalarda bu süre kesinlikle 2 yıl olarak uygulanmaktadır.
  • Kilometre ve Yaş Sınırının Aşılmamış Olması (Güncel Durum): Geçmiş yıllarda, aracın 165.000 kilometrenin üzerinde olması veya belirli bir yaşın üstünde olması durumunda sigorta şirketleri değer kaybı ödemesi yapmıyordu. Ancak Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın son yıllarda verdiği emsal kararlarla, kilometre ve yaş sınırı uygulaması kaldırılmıştır. Artık ticari taksiler, yüksek kilometreli araçlar ve eski model araçlar da, piyasa koşullarında bir değer kaybına uğradıkları ispatlandığı sürece (reel piyasa değeri yöntemiyle) bu tazminatı alabilmektedir.

Bu şartları taşıyan araç sahipleri, öncelikle kazaya neden olan kusurlu aracın trafik sigortasına yazılı olarak başvurmak zorundadır. Sigorta şirketi 15 gün içinde ödeme yapmazsa veya eksik ödeme yaparsa, uyuşmazlık yasal boyuta taşınır.

Araç değer kaybı ile ilgili tüm konularda bilgi sahibi olmak için “Araç Değer Kaybı Nedir? Nasıl Alınır? 2026 Güncel Rehber” başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.

Kusurlu Sürücü Değer Kaybı Alabilir mi?

Trafik kazalarında tarafların en çok kafa karışıklığı yaşadığı konuların başında "kusur oranları" ve bu oranların tazminatlara etkisi gelmektedir. Kaza tespit tutanağı tutulduktan sonra, tramer sistemi üzerinden sürücülere genellikle %0, %25, %50, %75 veya %100 şeklinde kusur oranları dağıtılır. Peki, kaza tespit tutanağına göre kusurlu bulunan bir sürücü araç değer kaybı alabilir mi? Bu sorunun cevabı, sürücünün kazadaki kusurunun derecesine bağlıdır.

1. Tam Kusurlu (%100) Sürücülerin Durumu

Eğer trafik kazasında tüm hata size aitse ve tramer kayıtlarında %100 kusurlu olarak belirlenmişseniz, karşı tarafın Zorunlu Trafik Sigortası'ndan herhangi bir araç değer kaybı tazminatı almanız yasal olarak mümkün değildir. Trafik sigortasının amacı, poliçe sahibinin üçüncü kişilere verdiği zararları karşılamaktır. Kendi kusurunuzla kendi aracınıza verdiğiniz zararın sorumluluğu size aittir. Karşı tarafın hiçbir suçu olmadığı için, onların sigortası sizin zararınızı üstlenmez.

2. Kısmi (Asli veya Tali) Kusurlu Sürücülerin Durumu

Eğer kazada %100 kusurlu değilseniz, yani kusur iki araca paylaştırılmışsa, kendi haklılık oranınız kadar değer kaybı tazminatı talep edebilirsiniz. Hukuk sistemimizde "müterafik kusur" (birlikte kusur) indirimi uygulanır.

Bu durumu daha iyi anlayabilmek için bir tablo ile inceleyelim:

Kusur Oranınız

Karşı Tarafın Kusur Oranı

Alabileceğiniz Değer Kaybı Tazminatı Oranı

%0 (Kusursuz)

%100

Aracınızda oluşan değer kaybının tamamını (%100) karşı tarafın sigortasından alırsınız.

%25 (Tali Kusurlu)

%75

Aracınızda oluşan değer kaybının %75'ini karşı tarafın sigortasından talep edebilirsiniz.

%50 (Eşit Kusurlu)

%50

Aracınızda oluşan değer kaybının tam yarısını (%50) karşı tarafın sigortasından talep edebilirsiniz.

%75 (Asli Kusurlu)

%25

Aracınızda oluşan değer kaybının sadece %25'ini karşı tarafın sigortasından alabilirsiniz.

Örnek Hesaplama:

Aracınızda kaza sonrası bağımsız bir eksper tarafından yapılan incelemede toplam 40.000 TL değer kaybı oluştuğu tespit edildiğini varsayalım. Eğer kazada %50 kusurluysanız, karşı tarafın sigorta şirketinden sadece 20.000 TL (40.000 TL'nin %50'si) talep edebilirsiniz. Geri kalan kısım, kendi kusurunuza denk geldiği için cebinizden çıkmış sayılır.

Kasko Sigortası İstisnası:

Tam kusurlu olsanız bile, eğer kendi adınıza düzenlenmiş bir Genişletilmiş Kasko poliçeniz varsa ve bu poliçenin özel şartlarında "Değer Kaybı Teminatı" maddesi yer alıyorsa, kendi sigorta şirketinizden değer kaybınızı talep etme hakkınız olabilir. Ancak standart kasko poliçelerinde genellikle bu teminat bulunmaz veya çok katı kurallara (sadece ilk 1 yıl içindeki sıfır araçlar vb.) bağlanır. Bu nedenle kasko poliçenizin detaylıca incelenmesi gerekir.

Park Halindeki Araçta Değer Kaybı Olur mu?

Günlük hayatta en sık karşılaşılan kaza türlerinden biri de araçların park halindeyken başka bir araç tarafından çarpılmasıdır. Sokakta, kapalı otoparkta veya site içerisinde park halinde bıraktığınız aracınızı sabah hasarlı bir şekilde bulduğunuzda aklınıza gelen ilk soru "Park halindeki aracıma çarptılar, değer kaybı alabilir miyim?" olmaktadır.

Cevap oldukça nettir: Evet, park halindeki aracınıza çarpılması durumunda araç değer kaybı talep edebilirsiniz. Üstelik bu tür kazalarda, park halindeki aracın sürücüsü kural olarak %0 kusurlu, çarpan hareket halindeki aracın sürücüsü ise %100 kusurlu kabul edilir.

Ancak park halindeki araca çarpma durumlarında değer kaybı sürecini başarıyla yönetebilmek için dikkat edilmesi gereken çok önemli adımlar ve ispat yükümlülükleri vardır:

1. Çarpan Aracın Tespit Edilmesi Şarttır

Değer kaybı tazminatının muhatabı, kazaya neden olan aracın Zorunlu Trafik Sigortasıdır. Eğer aracınıza çarpıp kaçan kişiyi ve aracın plakasını tespit edemezseniz, maalesef değer kaybı talep edebileceğiniz bir kurum bulunmamaktadır. Türkiye'de faili meçhul kazalarda devreye giren "Güvence Hesabı", bedensel zararları (yaralanma, ölüm vb.) karşılasa da, maddi hasarları ve araç değer kayıplarını karşılamaz. Bu nedenle çarpan aracın plakasının tespiti hayati önem taşır.

2. Olay Yerinde Yapılması Gerekenler

Aracınızı hasarlı bulduğunuzda kesinlikle yerinden oynatmamalısınız. Çarpan kişi olay yerindeyse, derhal bir Kaza Tespit Tutanağı doldurulmalı ve fotoğraflar çekilmelidir. Eğer çarpan kişi kaçmışsa, durumu hemen polis veya jandarma ekiplerine bildirmeli ve olay yerine ekip çağırarak Görgü Tespit Tutanağı tutturmalısınız. Çevredeki güvenlik kameraları, MOBESE kayıtları veya esnaf kameraları incelenerek plaka tespiti yapılmalıdır.

3. Hatalı Park Etmenin Etkisi

Pek çok sürücünün yanıldığı bir nokta, hatalı park etmenin kusur sayılacağı düşüncesidir. Yargıtay kararlarına göre, aracınızı park edilmemesi gereken bir yere (örneğin yaya geçidine, otobüs durağına veya sokağın dar bir köşesine) park etmiş olsanız dahi, hareket halindeki bir aracın gelip sizin duran aracınıza çarpması durumunda asli kusur her zaman çarpan araca aittir. Hatalı park etmeniz size en fazla trafik cezası (hatalı park cezası) kesilmesine neden olur; ancak kazanın oluşumunda sizi %100 kusurlu kılmaz. Karşı taraf, "Görmedim, hatalı yere bırakmış" diyerek sorumluluktan kurtulamaz.

Park halindeki aracınız için değer kaybı şartları, normal kazalardaki şartlarla aynıdır. Çarpan tarafın trafik sigortasına başvurarak onarım sonrası oluşan ikinci el değer düşüklüğünü tahsil edebilirsiniz.

Araç Değer Kaybı Avukatı

Araç değer kaybı süreci, dışarıdan bakıldığında sadece sigorta şirketine bir dilekçe yazıp parayı hesaba beklemek gibi basit bir işlem olarak görünebilir. Ancak uygulamada durum maalesef böyle değildir. Sigorta şirketleri, ticari kuruluşlar olmaları sebebiyle kar marjlarını korumak adına değer kaybı taleplerini genellikle reddetme, eksik ödeme veya süreci uzatma eğilimindedir. İşte bu noktada, sürecin hukuki kurallara, güncel Yargıtay içtihatlarına ve doğru hesaplama metotlarına göre yürütülmesi için bir araç değer kaybı avukatı ile çalışmak büyük önem taşır.

Neden Bir Avukata İhtiyacınız Var?

  1. Doğru Hesaplama ve Eksik Ödemelerin Önlenmesi: Sigorta şirketlerine bireysel olarak başvurduğunuzda, genellikle kendi iç yazılımlarını veya eski genel şartlardaki formülleri kullanarak piyasa gerçeklerinden uzak, çok düşük ödemeler yaparlar. Örneğin; reel piyasada 80.000 TL değer kaybeden bir araç için hesabınıza sadece 15.000 TL "kısmi ödeme" yatırarak dosyayı kapatmaya çalışabilirler. Uzman bir avukat, bağımsız sigorta eksperleri ile çalışarak aracınızın "Reel Piyasa Değer Kaybı" hesaplamasını yaptırır ve eksik kalan tutarın tamamı için hukuki yollara başvurur.
  2. Sigorta Tahkim Komisyonu Başvuruları: Sigorta şirketinin ödemeyi reddetmesi veya eksik yapması durumunda en hızlı ve etkili çözüm yolu mahkemeler değil, Sigorta Tahkim Komisyonu'dur. Tahkim Komisyonu, sigorta uyuşmazlıklarını çözen alternatif bir yargı merciidir. Mahkemelerde yıllarca sürebilecek bir dava, Tahkim Komisyonu'nda ortalama 4-6 ay gibi kısa bir sürede sonuçlanır. Ancak Tahkim'e başvuru usulü, dilekçelerin hazırlanması, bilirkişi raporlarına itiraz edilmesi gibi aşamalar katı usul kurallarına tabidir. Usulden yapılacak küçük bir hata, haklı olduğunuz halde davanın reddedilmesine ve karşı tarafın avukatlık ücretini ödemek zorunda kalmanıza yol açabilir.
  3. Zamanaşımı ve Hak Kayıplarının Engellenmesi: Daha önce de belirttiğimiz gibi değer kaybı taleplerinde 2 yıllık kesin bir zamanaşımı süresi vardır. Sürecin yanlış yönetilmesi, ihtar çekilmemesi veya eksik evrakla vakit kaybedilmesi bu sürenin dolmasına neden olabilir. Avukatınız süreci sizin adınıza profesyonelce takip ederek bu riskleri ortadan kaldırır.
  4. Hasar Danışmanlık Şirketleri Tehlikesi: Piyasada kendisini "hasar danışmanlık şirketi" olarak tanıtan, kazadan hemen sonra sizi telefonla arayarak "paranızı hemen alalım" diyen yetkisiz kişiler bulunmaktadır. Bu şirketler avukatlık yapma yetkisine sahip değildir ve genellikle vekaletnamenizi alarak geri dönülmez hukuki hatalar yaparlar. Ayrıca komisyon oranları çok yüksektir ve muhatap bulmanız zordur. Değer kaybı hukuki bir süreçtir ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre hukuki süreçleri vekil sıfatıyla takip etme yetkisi sadece baroya kayıtlı avukatlara aittir.

Trafik kazası sonrasında aracınızda meydana gelen değer kaybını tam, eksiksiz ve yasal faiziyle birlikte tahsil edebilmek için; kusur oranlarının doğru analiz edilmesi, piyasa şartlarına uygun bilirkişi raporlarının alınması ve Sigorta Tahkim Komisyonu sürecinin kusursuz yönetilmesi gerekir. Bu süreci alanında uzman bir araç değer kaybı avukatı ile yürütmek, sizi hem maddi kayıplardan hem de yorucu bürokratik işlemlerden kurtaracak en güvenli yoldur. 

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler

Whatsapp