0312 230 00 90
av.ebru.unsal@gmail.com

Araç Değer Kaybı Tazminat Davası Emsal Karar21.11.2025

Ankara´daki Ünsal Hukuk Bürosu´nun web sitesinde Araç Değer Kaybı Tazminat Davası Emsal Karar detaylarına hemen erişin.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/ Esas
KARAR NO : 2024/

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -

DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 07/04/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/07/2023


Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava dilekçesinde özetle; 03/11/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu müvekkilinin ... plakalı aracında meydana gelen değer kaybının şimdilik 50,00 TL, değer kaybının net tutarı belirlendikten sonra talep arttırım dilekçesi ile artırmak şartıyla 03/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) davalıdan tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazlarının olduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 43.000,00 TL olduğunu, dosya üzerinde yapılan tüm ödemelerin poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, açıklanan nedenle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Deliller;

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi´ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
Makine Mühendisi Bilirkişisi, Adli Trafik Bilirkişisi ve Sigorta Hukukunda Uzman bilirkişilerin müşterek Raporlarının sonuç kısmı: "1-) ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü ...’nin: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda; ... Trafik Kanunu’nun (52/a, b, c), (56/c) ve ... Trafik Yönetmeliği’nin (101/a, b, c) ve (107) maddelerini ihlal ettiğinden % 50 (Yüzde Elli) oranında kusurlu olduğuna, 2-) ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü ...’ın: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda; ... Trafik Kanunu’nun (53/a-4), (67/a) ve ... Trafik Yönetmeliği’nin (102/a-4), (137/A-1, 3), (157/a-4, 10) maddeleri ile, aynı kanunun ´´ Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti Ve Asli Kusur Sayılan Haller ´´ başlıklı (84/f) ´´ Doğrultu Değiştirme Manevralarını Yanlış Yapma ´´, 84/f) ´´ Manevraları Düzenleyen Genel Şartlara Uymama ´´ maddelerini ihlal ettiğinden % 50 (Yüzde Elli) oranında kusurlu olduğuna, 3-) Detayları yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu aracın; Plaka No: ..., Markası: RENAULT (OYAK), Tipi: FLUENCE İCO 1.5 DCI, Şase Numarası: *...*, Model Yılı: 2016, Araç Sahibi: ... olan otomobilin, 01.12.2018 Tarihinde geçirmiş olduğu Trafik Kazası nedeniyle oluşan hasarları, değişen yedek parçaları ve işçilikler ile, Dava konusu 03.11.2021 Tarihinde geçirmiş olduğu Trafik Kazasında meydana gelen hasarları, değişen parçaları ve işçilikleri örtüşmekte, genellikle aynı, önceki hasarda da değişen parçalar olduğu (yukarda mavi renkli yazılan parçalar), bu nedenle dava konusu 03.11.2021 tarihli trafik kazası nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı araçta DEĞER KAYBI oluşmadığı, 4-) Davaya konu kazaya karışan ... plaklı araç davalı nolu KZMSS kapsamında 11.10.2021-11.10.2022 tarihleri için sigortalanmış ve meydana gelen kazayı kapsadığı tespit edilmiş, 5-) Davacının aracında meydana gelen değer kaybı için sigorta hukuku ilkeleri gözetilerek sebepsiz zenginleşme ilkesi ve gerçek zarar ilkesi kapsamında değerlendirme yapıldığında ... kayıtları gözetilerek bir sorumluluk doğmayacağı sonucuna ulaşılmıştır." şeklindedir.
Aynı bilirkişilerden alınan ek raporun sonuç kısmı: "Dava konusu 03.11.2021 tarihli trafik kazası nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı araçta DEĞER KAYBI oluşmadığı kanaatimizde bir değişiklik olmadığı kanaatimizdir." şeklindedir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE

Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı talebine ilişkindir.
Eldeki davaya konu trafik kazası ile ilgili somut değerlendirmeye yer vermeden önce, davalıların sorumluluğunun hukuki temeli ile ilgili kısa açıklamalara değinmekte fayda vardır.
Trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan; sürücü TBK m.49´da ifadesini bulan haksız fiil hükümlerine göre, işleten ise KTK m.85´te ifadesini bulan tehlike sorumluluğu hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK m.91 hükmü gereğince sözleşme hükümlerine göre sürücünün kusuru oranında müteselsilen sorumludur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, işleten ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin sürücünün kusuru oranında zarardan sorumlu olmalarıdır. Araç sürücüsünün kusursuz olması halinde, sürücü haksız fiil hükümlerine göre zarardan sorumlu olmayacağından işleten ve sigorta şirketinin de zarardan sorumlulukları doğmayacaktır. Bu bağlamda davamıza konu trafik kazasında, kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının belirlenmesi; sürücü, işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi yönünden önem arz etmektedir.

Bu açıklama ışığında dosyamıza konu trafik kazası değerlendirildiğinde, mahkememizce kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.

Kusur raporunda özetle; ... Plaka Sayılı otomobil sürücüsü ...´nin ... Trafik Kanunu´nun 52/a,b,c ve 56/c ile ... Trafik Yönetmeliği´nin 101/a,b,c ve 107 maddelerini ihlal ettiği ve %50 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...´ın ise ... Trafik Kanunu´nun 53/a-4 ve 67/a ile ... Trafik Yönetmeliği´nin 102/a-4 ve 137/A-1,3 ve 157/a-4,10 maddeleri ile aynı Kanunun Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti Ve Asli Sayılan başlıklı 84/f Doğrultuyu Değiştirme Manevralarını Yanlış Yapma ile Manevraları Düzenleyen Genel Şartlara Uymama maddelerini ihlal ettiği ve %50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, kusur tespiti, kazanın oluş şekline ve kaza ile ilgili tutulan belgelere uygun olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davacının aracının kaza öncesi hasarsız hali ile kazadan sonraki onarılmış hali arasındaki fark değer kaybıdır.

Davacının aracında kazadan dolayı değer kaybı oluşup oluşmadığı ile ilgili alınan kök ve ek raporda; dava konusu otomobilin 01/12/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle oluşan hasarları ve değişen yedek parçalarının dava konusu 03/11/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında meydana gelen hasarlar ve değişen parçalar ile aynı olduğu bu sebeple araçta değer kaybı oluşmadığı belirtilmiştir. Davacı vekilinin kök rapora itirazları sonrasında ek raporda bilirkişinin kanaati değişmemiş ve davacı vekili ek rapora itiraz da etmemiştir. Kök ve Ek bilirkişi raporunun değer kaybına ilişkin bölümde; aracın önceki hasarları ile değişen parçaları ve davaya konu hasar sonucunda değişen parçalar kıyaslanarak somut verilere göre değer kaybı oluşmadığı ayrıntılı ve denetime açık şekilde açıklandığından kök ve ek bilirkişi raporları hükme esas alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davanın belirsiz alacak davası olarak açılması, bilirkişi raporu doğrultusunda davacıya bedel artırım dilekçesi sunma imkanı verilmemesi ile bu sebeple alacağın miktarının HMK m.107 anlamında belirlenmemiş olması dikkate alındığında; hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı kapsamında hüküm istinafı kabil olarak verilmiştir.

Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; ... BAM 20. HD. 2024/... Esas ve 2024/ Kararında aynen,

"6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (... 4. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas, 2022/ Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)

Eldeki davada, dava öncesi davalı ... şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur."
şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle eldeki davada zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;

1-Davanın reddine,
2-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
6-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı anlaşılmakla; 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 1.560,00 TL´nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
7-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/05/2024


Katip ...
¸e-imzalıdır


Hakim ...
¸e-imzalıdır 

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler

  • Ankara İkamet Yoluyla Türk Vatandaşlığı
    Genel yolla vatandaşlık kazanma durumu, yetkili makam tarafından verilecek karar ile tahakkuk etmektedir. İşte bu, ikamet yolu ile Türk vatandaşlığı kazanma olarak tanımlanmaktadır.
  • Trafik Kazası Sonrası Sigortadan Para Alma
    Trafik kazası geçiren kişi veya yakınlarının kaza sonrasında yapması gerekenler ve haklarının ne olduğu merak edilmektedir.
  • Yaralanmalı Trafik Kazası Tazminat Davası
    Ülkemizde sık sık karşılaşılan bazen ölümle, bazen de ağır yaralanmalar ile neticelenen trafik kazaları verilere bakıldığında, en çok ölüme sebep olan faktörler arasında yer almaktadır.
Whatsapp