0312 230 00 90
av.ebru.unsal@gmail.com

Araç Mahrumiyet Zararı Yargıtay Kararı

Araç Mahrumiyet Zararı Yargıtay Kararı için bu içeriğe göz atın! Ünsal Hukuk Bürosu´nun bu alanda uzman avukatları ile sizlerde davalarınızda başarılı bir şekilde temsil edilin.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2018/2183
KARAR NO : 2021/974

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10.07.2018
NUMARASI : 2016/297 E. 2018/665 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 10.09.2021
KARAR YAZIM TARİHİ : 10.09.2021

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.07.2018 tarih 2016/297 E. 2018/665 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :Davacı vekili, 21.04.2015 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve ZMMS sigortacısı olduğu aracın müvekkiline ait araca çarpmasıyla meydana gelen kazada müvekkili aracının hasarlandığını ve müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL araç değer kaybı, 500,00 TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile değer kaybı talebi 4.500,00 TL ye, araç mahrumiyet zararı 2.250,00 TL´ye yükseltilmiştir.

CEVAP: Davalı sigorta şirketi vekili, müvekkilinin üstüne düşen sorumluluğu yerine getirerek 16.815,00 TL´lik ödeme yaptığını, araçta değer kaybına uğrayacak şekilde bir hasar oluşmadığını, araç mahrumiyet zararının teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... Trafik İhtisas Dairesince alınan kusur raporunda davalı sürücünün %75, davacıya ait araç sürücüsününü %25 oranında kusurlu olduğunun, davacı aracında 6.000,00 TL değer kaybı oluştuğunun, tamir süresinin 15 gün ve günlüğü 150,00 TL den 2.250,00 TL ikame araç bedeli zararı oluştuğunun, kusura göre istenebilecek tazminat miktarının 6.187,50 TL olduğunun anlaşıldığı, davacının kazada yaralanmaması nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat davasının reddine, maddi tazminat davasının kabulü ile 1.687,50 TL ikame araç bedelinin işleten ve sürücü davalılardan, 4.500,00 TL araç değer kaybının tüm davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... vekili, 22.05.2015 tarihinde 14.250,00 TL hasar bedelinin ödendiğini, değer kaybı yönünden yaptırılan incelemede ve değerlendirme sonucu 13.07.2015 tarihinde 2.565,00 TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, bu şekilde iki ayrı ödeme yapıldığını, bilirkişi raporu ile tespit edilen 4.500,00 TL değer kaybından 2.565,00 TL değer kaybı mahsup edilerek 1.935,00 TL bakiye değer kaybı tazminatı üzerinden hüküm tesis edilmesi gerektiği halde 4.500,00 TL hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı defilerinin dikkate alınmadığını, ıslah tarihinde kadar 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, ortada belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilen bir dava bulunmadığını, zamanaşımı süresi geçtikten sonra yapılan ıslahın reddi gerektiğini, mahkemece alınan rapor ile hasar dosyasından alınan rapordaki değer kaybı miktarının çeliştiğini, mahkemece kabul edilen değer kaybının fahiş olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, ... veya ... gibi kurumlardan rapor alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, davalının ödediğini belirttiği 16.815,00 TL´nin maddi tazminata ilişkin olduğunu, değer kaynı olarak belirttiği tutar 2.565,00 TL´nin ise 14.250,00 TL´nin %18 KDV tutarı olan 2.565,00 TL olduğunu, davalı tarafından değer kaybı ödemesi yapılmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, belirsiz alacak davasının alacağın tamamı yönünden zamanaşımını kestiğini, davalı sigorta şirketinin davadan önce değer kaybı hesaplaması yapmadığını, bu sebeple sigorta şirketinin değer kaybı hesaplaması ile mahkemece alınan değer kaybı raporu arasında fark bulunduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüştür.

GEREKÇE : Dava, trafik kazasında davacı aracının hasarlanması nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı, ikame araç bedelinden oluşan maddi tazminat ile manevi tazminatın tahsili istemlidir.
Dairemizce HMK´nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Getirtilen hasar dosyasının incelenmesinde; ekspertiz tarafından düzenlenen raporda davacı aracındaki hasar tutarının 19.000,00 TL tespit edildiğinin raporda belirtildiği, değer kaybına ilişkin tabloda herhangi bir tutar ve bilgi yazılmadığı tespit edilmiştir.

Davalı vekili taraflarınca alınan raporda, değer kaybının tespit edildiği taraflarınca tespit ettirilen değer kaybı ile mahkemece aldırılan rapordaki değer kaybının çelişkili olduğunu ileri sürmekte ise de değer kaybını tespit ettirdiğine ilişkin ekspertiz raporu veya uzman görüş raporunu dosyaya sunmamış olması, getirtilen hasar dosyasında da bu yönde bir rapor bulunmadığının görülmesi karşısında davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Dosyadaki mevcut delillere göre davalının iddiaları gerçek duruma uygun olmadığı gibi, istinaf aşamasındada, iddialarını ispatlayıcı rapor veya başka bir belge sunmamıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, yapılan ödeme olarak 16.815,00 TL´lik zararın ödendiği, değer kaybı oluşmadığı belirtilmiş olup, değer kaybı ödemesi yapıldığını ilişkin beyanda bulunmamıştır. Yargılama sırasında ıslah dilekçesine karşı beyan ve itiraz konulu olarak sunulan dilekçesinde ise 22.05.2015 tarihinde 14.250,00 TL hasar bedelinin, 13.07.2015 tarihinde 2.565,00 TL değer kaybı ödendiği belirtilerek, değer kaybına ilişkin yapılan ödemenin , hesaplanan ve talep edilen değer kaybı miktarından mahsubunu istemiştir. Davacı tarafça, 2.565,00 TL´lik ödemenin daha önce KDV´siz ödemesi yapılan hasar tazminatının KDV´si olduğu iddia edilmektedir. Bu durumda davacıya ne kadar miktarda hasar ödemesi yapıldığı, değer kaybının da ödenip ödenmediği uyuşmazlık konusunu oluşturmakta olup, dava dosyasında sigorta vekili gerek yargılama aşamasında gerekse istinaf aşamasında değer kaybı ödemesine ilişkin bir belge sunmamıştır. Hasar dosyasında düzenlenen ekspertiz raporunda, araçtaki hasar bedeli KDV ´siz olarak 19.000,00 TL belirlenerek ,sigortalı araç sürücüsünün kusuruna göre, 14.250,00 TL ödenmesinin uygun olduğunun bildirilmiş olmasına ve bu miktarda ödeme yapılmış olmasına göre, davacıya KDV siz olarak ve % 75 kusura göre araç hasar bedeli ödenmiştir. Dairemizce, KDV ´nin % 75 kusura göre ödenmesi gereken miktarı hesaplandığında, ödenmesi gereken KDV miktarının 2.565,00TLolduğu, yapılan bu ödeme KDV ödemesi olduğu halde, davalı sigorta vekilinin, bu ödemenin araç değer kaybı ödemesi olduğunu iddia ettiği anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde değildir.

Davalı vekilinin artırılan miktara ilişkin zamanaşımı itirazının incelenmesinde ; dava dilekçesinde değer kaybı miktarının bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağının belirtilerek fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu anlaşılmasına göre dava belirsiz alacak olarak açılmış olup, HMK hükümlerine göre dava tarihi itibariyle zamanaşımı kesildiğinden artırılan miktar yönünden zamanaşımı süresi dolmamış olup davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu´nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu´nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 422,66 TL´den peşin alınan 64,25 TL´nin mahsubu ile eksik kalan 358,41 TL´nin davalı ...´den tahsiline,
3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalı ...´nin yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK´nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10.09.2021

İlginizi Çekebilecek Diğer Blog Yazıları

Whatsapp