İş kazası, çalışanların iş ilişkisi nedeniyle maruz kaldığı ve bedensel ya da ruhsal bütünlüğünü etkileyen olayların tümünü kapsayan hukuki bir kavramdır. Türk sosyal güvenlik sistemi, iş kazasının tanımını oldukça geniş tutarak çalışanların korunmasını amaçlar. Bu nedenle bir olayın iş kazası olarak değerlendirilmesi için yalnızca fabrika ortamında yaşanması ya da ağır işlerde çalışılması gerekmez. İşçinin işverenle kurduğu çalışma ilişkisinin devam ettiği her an, iş kazası kapsamında değerlendirilme potansiyeli taşır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, hangi hallerin iş kazası sayılacağını açıkça belirtir. Buna göre; sigortalının işyerinde olduğu süre içinde, işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle, görevli olarak işyeri dışına gönderildiğinde, emziren sigortalı kadınların süt izni sırasında veya işverence sağlanan taşıtla işe gidiş-geliş esnasında meydana gelen her türlü olay iş kazasıdır.
Bir olayın iş kazası olarak kabul edilmesi, işçinin hem kısa vadeli hem de uzun vadeli sosyal güvenlik haklarından yararlanabilmesi açısından son derece önemlidir. İş kazası tespit edildiğinde işçi, geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik gelirleri ve gerekli olması hâlinde tazminat haklarını kullanabilir. Bu nedenle iş kazası kavramının doğru anlaşılması ve işverenin kazayı derhal bildirmesi hayati rol oynar.
İşyeri ortamı yalnızca üretim alanlarını kapsamaz; ofis, şantiye, depo, saha, servis aracı hatta evden çalışma durumu dahi iş kazası kapsamına girebilir. Örneğin, bir çalışan işyerinde merdivenlerden düşerse, bilgisayar başında uzun süre çalışmaya bağlı olarak ani bir sağlık problemi yaşarsa ya da işveren tarafından görevlendirildiği dış ziyaret sırasında trafik kazasına karışırsa bu durumlar iş kazasıdır. Aynı şekilde, işveren tarafından tahsis edilen servis aracında işe giderken yaşanan bir kaza da doğrudan iş kazası kabul edilir.
İş kazası sayılan olaylar arasında çok bilinen fiziksel yaralanmaların yanı sıra psikolojik travmalar da yer alabilir. Örneğin, işyerinde yaşanan şiddet, taciz veya mobbing sonrası oluşan ruhsal rahatsızlıklar da hukuken iş kazası olarak değerlendirilebilir. Burada önemli olan, olay ile çalışma ilişkisi arasında bağ bulunmasıdır. İş kazasının tespiti sadece SGK açısından değil, işçi-işveren arasındaki hukuki sorumlulukların belirlenmesi açısından da belirleyicidir.
İş kazası yaşandığında işverenin kazayı en geç 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmesi zorunludur. İşverenin bildirim yapmaması durumunda idari para cezası uygulanır ve aynı zamanda işçi hak kaybına uğrayabilir. Bu nedenle iş kazalarının zamanında raporlanması hem çalışan hem de işveren açısından önem taşır.
Aşağıda yer alan başlıklarda, iş kazası kavramının yargısal süreçleri, sektörlere göre çalışan hakları ve ofis ortamındaki iş kazalarının kapsamı detaylı şekilde ele alınmaktadır. İş kazası hakkında detaylı bilgi almak için “İş Kazası Nedir?” başlıklı makalemizi de inceleyebilirsiniz.

İş kazası davalarının süresi, kazanın niteliğine, delillerin durumuna, işverenin sorumluluk derecesine, bilirkişi incelemelerine ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişiklik gösterebilir. Genel olarak iş kazası davaları 1,5 yıl ile 3 yıl arasında sonuçlanır. Ancak bazı durumlarda bu süre daha kısa olabileceği gibi karmaşık dosyalarda 4 yıla kadar uzadığı da görülmektedir.
İş kazası davalarının temel olarak iki türü bulunur:
1. Maddi ve Manevi Tazminat Davası
İşçi, iş kazası sebebiyle uğradığı maddi kayıplar (gelir kaybı, tedavi giderleri vb.) ve manevi zararlar için işverene karşı dava açabilir. Tazminat davalarında mahkeme, bilirkişi raporu, iş güvenliği uzmanı incelemesi ve SGK kayıtlarını dikkate alır. Bu süreç çoğu zaman detaylı inceleme gerektirdiğinden davanın süresini uzatabilir.
2. İş Kazası Tespit Davası
Bazı durumlarda iş kazası SGK tarafından kabul edilmez. Bu durumda işçi, kazanın iş kazası olduğunun tespiti için mahkemeye başvurabilir. Bu davalar genellikle daha kısa sürede sonuçlanır ancak yine uzman incelemeleri ve tanık ifadeleri nedeniyle belirli bir zaman gerektirir.
Dava Sürecini Etkileyen Faktörler
• Bilirkişi raporlarının hazırlanma hızı
• İşverenin kusur derecesi
• SGK’nın kazaya ilişkin yaptığı inceleme
• Tanıkların bulunabilirliği ve ifadeleri
• Mahkemenin yoğunluk durumu
• Kaza sonrası sağlık raporları ve maluliyet oranı
İş kazası davalarında süreyi kısaltmanın en etkili yolu, kazaya ilişkin tüm delilerin eksiksiz sunulması ve sürecin uzman bir avukat tarafından takip edilmesidir. İş kazası davalarında zamanaşımı süresi ise 10 yıldır. Bu, işçinin kazadan sonra geniş bir süre içinde hak arama imkânı olduğunu göstermektedir. İş kazası davaları hakkında bilgi sahibi olmak için web sitemizde yer alan telefon numaraları ve whatsapp hattı üzerinden uzman avukatlarımıza ulaşabilirsiniz.
Fabrika ortamı, ağır iş makineleri, yüksek tempolu çalışma düzeni, kimyasal maddeler, elektrikli ekipmanlar ve yüksek riskli üretim süreçleri nedeniyle iş kazalarının en sık yaşandığı alanlardan biridir. Bu nedenle fabrikada çalışan işçilerin iş kazası sonrası hakları oldukça kapsamlıdır ve yasa ile güvence altına alınmıştır.
1. Geçici İş Göremezlik Ödeneği
Kazadan sonra işçi istirahat raporu alırsa, çalışamadığı süre boyunca SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği alır. Bu ödeme, işçinin raporlu olduğu günler için gelir kaybını azaltır.
2. Sürekli İş Göremezlik Geliri
Kaza nedeniyle işçinin çalışma gücünde kalıcı bir azalma meydana gelmişse, SGK tarafından sürekli iş göremezlik geliri bağlanır. Oran, işçinin maluliyet derecesine göre belirlenir.
3. Tıbbi Tedavi Hakları
İşçinin tüm tedavi masrafları SGK tarafından karşılanır. Ameliyat, fizik tedavi, ilaç giderleri veya protez masrafları kapsam içindedir.
4. Maddi Tazminat Davası Açma Hakkı
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması durumunda işçi, uğradığı maddi zararlar için tazminat talep edebilir. Maddi tazminat kapsamında:
• Gelir kaybı,
• Tedavi giderleri,
• Bakıcı giderleri,
• Çalışma gücü kaybı gibi zararlar karşılanır.
5. Manevi Tazminat Talebi
İş kazasının işçide yarattığı acı, ıstırap ve psikolojik etkiler nedeniyle işçi, işverenden manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir.
6. Yakınların Hakları
Eğer iş kazası ölümle sonuçlanmışsa, işçinin aile bireyleri:
• Destekten yoksun kalma tazminatı,
• Cenaze ödeneği,
• Ölüm aylığı gibi haklardan yararlanır.
7. İşe İade ve İş Güvencesi Hakları
Bazı durumlarda işçi, kazadan sonra işveren tarafından haksız şekilde işten çıkarılabilir. Bu durumda işe iade davası açarak işine geri dönme hakkını kullanabilir.
Fabrika gibi riskli alanlarda işverenin sorumluluğu daha yüksektir. Bu nedenle iş kazasının meydana gelmesi hâlinde işverenin kusur oranı, iş güvenliği uzmanı ve bilirkişi tarafından detaylı bir şekilde değerlendirilir. İşverenin gerekli önlemleri almadığı tespit edilirse tazminat yükümlülüğü artar.
Ofis ortamı, düşük riskli bir çalışma alanı olarak görülse de burada meydana gelen kazalar da yasaya göre iş kazası kapsamına girer. Çünkü iş kazasının tanımı, kazanın nerede gerçekleştiğinden çok, iş ilişkisiyle bağlantılı olup olmadığına bakar.
Ofiste Meydana Gelebilecek İş Kazası Örnekleri
• Merdivenden düşme
• Sandalyeden kayma
• Elektrik çarpması
• Bilgisayar başında çalışırken ani sağlık problemleri (kalp krizi, beyin kanaması vb.)
• Ofiste ıslak zeminde kayma
• Mobilyaların devrilmesi sonucu yaralanma
• Çay/kahve makinesinden yanık oluşması
• İşverenin görevlendirdiği toplantıya giderken trafik kazası
Bu olayların tamamı, işçinin işverenle olan çalışma ilişkisi kapsamında gerçekleştiği için iş kazası sayılır.
Evden Çalışma İş Kazası mıdır?
Pandemi sonrası yaygınlaşan home-office çalışma modeli ile birlikte evden çalışma sırasında yaşanan kazalar da iş kazası sayılır. Ancak burada önemli olan, kazanın iş faaliyeti devam ederken meydana geldiğinin ispatıdır.
Örneğin:
• Bilgisayar başında çalışırken fenalaşan bir çalışan,
• İş için kullanılan kablolar nedeniyle takılıp düşen çalışan,
• İşveren toplantısı sırasında gerçekleşen rahatsızlıklar iş kazası kapsamındadır.
Ofis Ortamında İşverenin Sorumlulukları
Ofiste de işverenin iş sağlığı ve güvenliği kapsamındaki yükümlülükleri vardır:
• Düzenli risk analizi yapmak
• Ergonomik çalışma ortamı sağlamak
• Elektrik tesisatını güvenli hâle getirmek
• Ofis ekipmanlarını bakımda tutmak
Bu yükümlülüklerin ihlali, kazanın meydana gelmesi hâlinde işverenin kusur oranını artırır.
Ofis Kazalarında İşçinin Hakları
• SGK’ya iş kazası bildirimi yapılması
• Tedavi ve ilaç giderlerinin karşılanması
• Geçici iş göremezlik ödeneği
• Gerekirse sürekli iş göremezlik geliri
• Maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı
Ofis ortamındaki kazalar her ne kadar hafif gibi görünse de işçinin günlük yaşamını ve çalışma gücünü etkileyebilecek sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle kazanın doğru şekilde kayıt altına alınması ve derhal bildirilmesi gerekir. İş kazası sonrasında hukuki destek almak istiyorsanız web sitemizin iletişim bölümü üzerinden hukuk büromuza ulaşabilirsiniz.