Hayat Sigortasından Kaynaklı Alacak Emsal Kararına ait bu içeriği Ünsal Hukuk´a ait bu web sitesinden hemen inceleyebilirsiniz.
T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ
T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .........
KARAR NO : .........
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : ........
NUMARASI : ...........
DAVACILAR : 1-..., 2-..., 3-..., 4-..., 5-..., 6-..., 7-..., 8-..., 9-...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ..........
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
DAVANIN KONUSU : Hayat Sigortasından Kaynaklı Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
YAZIM TARİHİ : 11/12/2024
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacılar vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ...´ın ...Bankasından iki, ... Bankasından bir adet kredi karşılığında ...... TL, ....... TL ve ........ TL teminat karşılığında hayat sigortası yapıldığını, bunun karşılığında sigorta parasının kesildiğini, murisin 05/11/2020 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin bakiye kredi borcunun ödenmesi için başvuru yaptıklarında sigorta şirketinin murisin poliçenin düzenlenmesi sırasında ölümüne neden olan hastalığını gizlediğinden bahisle ödeme yapmadığını, sigortacının müteveffanın kredi çekerken sağlık taraması yada sağlık durumuna ilişkin belge istemediğini, poliçe şartnamesi gereği araştırma ve incelemeleri yapmadığını, poliçenin tanzimi sırasında basiretli bir tacir gibi davranarak sigortalıya bu hususlarda gerekli soruları yöneltip cevaplarını alması gerektiğini, gerekli soruları yöneltmeyen, ancak buna rağmen poliçe prim bedelinin tamamını tahsil eden sigortacının sigortalının bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği ileri sürerek bu durumdan lehine sonuç çıkarmasının kabul edilemeyeceğini, epikriz raporuna bakıldığında ölüm sebebinin kalp krizi olmayabileceğini koronavirüs de olabileceğine dair kesin olmayan tanıların konulduğunu, muristen sağlık durumuyla ilgili beyanı alınmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik .......... TL müvekkillerinin murisinin kalan borcunu dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davacılar tarafından her iki şirket nezdinde bulunan poliçelere yönelik taleplerin tek bir dava ile talep edildiğini, ............. ile müvekkili şirket arasında imzalanan .......... kapsamında sigorta ettiren ilgili banka olup, sigorta sözleşmesinden doğan hak ve alacakları talep etme hakkının da sigorta sözleşmesi uyarınca T.C. ...Bankası A.Ş. olduğunu, .......... yönünden sigorta sözleşmesi gereği T. ... Bankası T......... T. ... Bankası T.A.O.´da olduğunu, sigorta şirketi ......... sertifikası kapsamında sadece sigorta bedeli ile sorumlu olduğunu, davacıların murisi sigortalının sigorta dönemi öncesinden gelen şeker, kalp, hipertansiyon ve hiperlipidemi hastalıklarının müvekkili şirketten gizleyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, sigorta poliçesi kurulmadan evvel mevcut olan hastalıkların teminat kapsamı dışında olduğunu, sigortalıya bu kapsamda gerekli bilgilendirme yapıldığını, davacıların murisinin poliçesi kredi tutarı ve süresiyle uyumlu olarak azalan teminatlar olduğunu, evrakların tamamlanmasının gecikmesi sebebi ile müvekkili şirketin dava tarihi itibari ile ödeme yükümlülüğünün henüz doğmamış olduğunu, temerrütün de söz konusu olmadığını, sigortalının vefatı sonrasında kalp hastalığına bağlı ameliyat geçirilmiş olmasının teminat kapsamı dışında bırakıldığı gözetilerek tazminat değerlendirilmesine esas teşkil edebilecek nitelikte olan tıbbi belgelerin temin edilmesi talep edilmişse de davacılar tarafından bu talep karşılanmadığı gibi gerekli araştırma yapılması ve belgelerin temin edilebilmesi için müvekkili şirkete herhangi bir yetki tesisi sağlanmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: Mahkemece............ tarihli kararıyla; ....... raporu uyarınca müteveffanın .......... günü evde fenalaştığı, nefes darlığı, göğüs ağrısı şikayetleri ile bilinci kapalı şekilde yakınları tarafından acil servise getirildiği, genel durumu kötü, şuuru kapalı olduğu, ekg çekildiği, akut mıyokard enfarktüsü açısından kardiyak enzimleri istenildiği, pnömoni açısından toraks bt istenildiği, toraks bt de; akciğer ödemi bulguları tespit edildiği, tetkik aşamasında iken kısa sürede solunumu ve dolaşımı durduğu, yeniden canlandırma işlemlerine cevap alınamadığı, vefatı dikkate alındığında kişinin ölümünün kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğunun bildirildiği, sigortacının sigortalının hastalığını gizleyerek sigorta poliçesi düzenlettiği şeklindeki savunmasının yerinde olduğu, murisin ölümüne neden olan rahatsızlığın önceden var olduğu, sigorta sözleşmelerinin karşılıklı iyiniyet ve güven esasına dayalı olarak kurulan sözleşmeler olduğu gözetildiğinde güven ve iyiniyet ilkesi ile yasal düzenlemeler gereği, sigorta yaptıranın önemli tüm hususları poliçenin tanzimi sırasında sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğu; sigortalının poliçe tanziminden önce ve sırasında ölüme sebep olan hastalığının sigortacıya bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekilince istinaf incelemesine getirilmiş; Dairemizin ............. tarihli kararıyla; müteveffaya sigorta poliçesini imzalamadan önce ........ tarihinde .......... kalp hastalığı, esansiyel hipertansiyon teşhisinin konulduğu, dosyaya kazandırılan .......... tarihli raporda; dosyada kayıtlı bilgiler ve konu ile ilgili uluslararası klavuzlara göre de kişide enzim yüksekliği bulunması nedeniyle kişinin ölümünün kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulünün gerektiği ve kişinin ölümüne neden olan kalp damar hastalığının tanısının sözleşme öncesinde mevcut olduğu tespit edildiği, eldeki dava ile aynı gün dairemizde müzakeresi bulunan ........ Esas sayılı dosyasında .......... Karar sayılı dosyasında dosyaya kazandırılan .......... tarihli rapora göre; müteveffanın ölümünün kalp damar hastalığına bağlı olarak gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda kesin değerlendirme yapılamadığının belirtildiği, .......... tarafından düzenlenen .......... tarihli bilirkişi heyeti raporu ile de; ölüm nedeni ile beyan edilmeyen hastalık arasında illiyet bağı bulunmadığı, bunun sigortacının sorumluluğunu arttırdığı ve daha fazla prim alınmasını gerektirir bir durum olduğundan, alınan prim oranına göre teminat bedeline proporsiyon uygulanması gerektiği sonucuna varılmış olup, anılan davada ilk derece mahkemesi tarafından her iki rapor da karara esas alınarak davacıların davasının kabulüne karar verildiği, eldeki dosya ile; Dairemizin ......... Esas sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde kararlar arasında çelişki bulunduğu, anılan dosyada ........., işbu dosyada ise......... düzenlediği raporların dayanak alındığı, aynı kişi için ölüm nedeninin tespiti ve kabulü noktasında iki farklı raporun ve kararın bulunmasının çelişkiye yol açtığı belirtilerek müteveffanın ölüm nedeni ve beyan etmediği hastalık arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı konusunda, her iki rapordaki çelişkiyi de giderecek şekilde ......... yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK´nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Yeniden yapılan yargılama neticesinde mahkemece; davalı sigortacının sigortalının hastalığını gizleyerek sigorta poliçesi düzenlettiği şeklindeki savunmasının yerinde olduğu, murisin ölümüne neden olan rahatsızlığın önceden var olduğu, sigorta sözleşmelerinin karşılıklı iyiniyet ve güven esasına dayalı olarak kurulan sözleşmeler olduğu gözetildiğinde güven ve iyiniyet ilkesi ile yasal düzenlemeler gereği, sigorta yaptıranın önemli tüm hususları poliçenin tanzimi sırasında sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğu; sigortalının poliçe tanziminden önce ve sırasında ölüme sebep olan hastalığının sigortacıya bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, her ne kadar mahkemece verilen ilk karar sonrası davacı tarafın yaptığı istinaf başvurusunda .......... ........ E. .......... K. Sayılı kararı ile "açıklanan nedenle ilk derece mahkemesi tarafından müteveffanın ölüm nedeni ve beyan etmediği hastalık arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı konusunda, her iki rapordaki çelişkiyi de giderecek şekilde ........ rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anılan gerekçe ile çelişkili karar verilmesi yerinde görülmemiştir" gerekçesi ile ilk hükme yönelen istinaf talepleri kabul edilmiş ise de bu ilam sonrasında yapılan inceleme ve değerlendirmede Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı uyarınca alınan bilirkişi raporu kısmında belirtilen yazı içeriğine göre kaldırma öncesi yapılan yargılamada üst kuruldan rapor alınması sebebi ile üst kurul tarafından yeniden rapor tanzim edilmesinin meri mevzuat gözetildiğinde mümkün olmadığı değerlendirilerek açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, İstinaf mahkemesi tarafında ....... alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmesi gerektiğine dair karar bozulmuş ise de ilk derece mahkemesince adli tıptan alınan ek raporda, adli tıp kurumunca herhangi bir değerlendirme yapılmadan dosya iade edildiğini ve ilk derece mahkemesi önceki kararında direnerek aynı kararı kurduğunu, farklı bir kurumdan rapor alınmadığı gibi ... raporunun kök rapor ve ek rapor ile çelişmesine rağmen farklı bir kurumdan rapor aldırılması gerekirken bağlayıcı olmamasına rağmen ...´nın önceki raporu doğrultusunda istinaf mahkemesinin bozma kararına direnilerek kurulan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, esasen uyuşmazlığın adli tahkikat ile çözüme kavuşturulması gerekirken bozma kararına rağmen bozma öncesi kararda direnilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, hayat poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince kaldırma kararının gerekleri yerine getirilmeksizin önceki karar ile aynı biçimde hüküm kurulmuştur. HMK’nın istinaf kanun yoluna ilişkin hükümler göz önüne alındığında Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma yönündeki kararlarına karşı direnme imkanının tanınmamış olduğu anlaşılmaktadır. Bu anlamda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması halinde, mahkemece yapılması gereken kaldırma kararı gerekçesinde açıklanan hususların gereğini yerine getirmekten ibarettir.
Somut olayda Dairemiz kaldırma ilamında .......... K. Sayılı kararı ile raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği belirtilmişse de, mahkemece ...´nın 01/12/2023 tarihli bila ikmal yazı cevabı ilgi tutularak çelişki giderilmeyip, kaldırma kararının gerekleri yerine getirilmeksizin önceki kararda eylemli olarak direnildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar kaldırma ilamımızda ... ihtisas üst kurulundan rapor aldırılması belirtilmişse de, ilgili üst kurul ve kurum tarafından rapor verilmesinden imtina edilmesi durumunda üniversitelerden oluşturulacak yeni bir kurul ve heyetten rapor aldırılması da mümkündür.
Buna karşın mahkemece kaldırma ilamında belirtilen gerekçeler ve bilhassa kaldırma ilamının mahiyeti nazara alınmaksızın ve gerekleri yerine getirilmeksizin önceki hükümle aynı biçimde karar verilmiş olması fiili direnme teşkil etmekte ise de yukarıda da değinildiği üzere bu hukuki olarak mümkün değildir. Mahkemenin, .......... tarihli kararı ............ Karar sayılı kararına karşı açıkça direnme mahiyetindedir.
Kaldı ki, aynı müteveffa´nın ......... sigorta şirketi nezdinde düzenlenen poliçeye istinaden yine aynı nedenlerle reddolunan tazminat istemi yönünden ........... Esas sayılı dosyasında çelişkinin giderilmesi adına aldırılan ek raporda ... tarafından müteveffanın sözleşme öncesi beyan yükümlülüğünü ihlal etmediğine dair rapor tanzim edildiği yönünde davacılar vekilinin beyanda bulunduğu ve buna ilişkin rapor örneğini sunduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla mahkemece .......... Esas sayılı dosyasında kaldırmamız sonrası aldırılan raporlar da dosyaya celp edilerek; önceki kaldırma ilamımız gereğince çelişkileri giderir (gerekirse ... harici üniversitelerden oluşturulacak yeni bir heyetten) rapor aldırılarak; sonucuna göre de şayet ölüme neden olan hastalık ile sigortaya bildirilmeyen hastalık arasında illiyet bağı mevcut olmazsa .......... maddesi kapsamında proporsiyon hesabı yaptırılarak tazminat hesaplattırılması gerekirken, eksik inceleme ve eylemli direnme neticesinde karar verilmesi nedeniyle davacılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüştür.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK´nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca KABULÜNE,
2-............ Karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın yukarıda işaret edilen eksikliklerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine,
4-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcı ........... TL´nin ilk derece mahkemesi tarafından talep halinde iadesine,
5-İstinaf sair masraflarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına,
6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7-HMK´nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK´nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 11/12/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Dr. ...
Üye ... *
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."