0312 230 00 90
av.ebru.unsal@gmail.com

İş Kazası Nedir?10.11.2025

İş kazası, çalışanların işyerinde veya işin yürütülmesiyle bağlantılı alanlarda yaşadığı, bedensel ya da ruhsal zarara yol açan, çoğu zaman ani ve beklenmeyen olaylardır. Hukuki açıdan iş kazası yalnızca fiziksel yaralanma şeklinde değerlendirilmez; çalışanın mesleki faaliyeti sırasında yaşadığı pek çok olay, belirli şartlar sağlanıyorsa iş kazası kapsamına girer. Bu nedenle iş kazası kavramı geniş bir hukuki yoruma sahiptir ve yalnızca fabrika, şantiye veya üretim sahası gibi tehlikeli alanlarla sınırlı değildir.

Bir çalışanın işyerinde ayağının kayıp düşmesi, iş seyahati sırasında trafik kazası geçirmesi, işveren tarafından görevlendirildiği bir toplantı çıkışında yaralanması, hatta bazı durumlarda mola alanlarında yaşanan olaylar bile iş kazası sayılabilir. Burada belirleyici unsur, olayın işle bağlantılı olmasıdır. Yani çalışanın maruz kaldığı tehlike, işin yürütülmesiyle ilişkili olmalıdır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu iş kazasını net biçimde tanımlar. Buna göre bir çalışanın;

• İşyerinde bulunduğu sırada,
• İşveren tarafından yürütülen iş nedeniyle,
• İşin yapıldığı araçlarla ilgili olarak,
• İşe gidiş-geliş sırasında belirli şartların oluşması durumunda yaşadığı her olay iş kazasıdır.

Bu tanım işverenin ve çalışanın sorumluluklarını ortaya koyar. İş kazası yaşandığında yalnızca tıbbi süreç değil, aynı zamanda hukuki bildirim ve tazminat süreçleri de devreye girer. İşte bu noktada iş kazası tutanakları, işveren sorumlulukları ve açılabilecek davalar hayati önem taşır. Ayrıca konu ile ilgili detaylı bilgi için “İş Kazası Nedir? Hukuki Haklar ve Tazminat Yolları” başlıklı makalemizi de inceleyebilirsiniz.


İş Kazası Tutanağı Nedir?


İş kazası tutanağı, kazanın nasıl meydana geldiğini, hangi koşullar altında yaşandığını, tarafların ifadelerini ve olayın tüm ayrıntılarını belgeleyen resmi kayıttır. Bu tutanak, ileride yaşanacak hukuki değerlendirmelerin merkezinde yer alır ve SGK bildirimi ile tazminat davalarında başvurulan ana delildir.

Bir iş kazası meydana geldiğinde en önemli adımlardan biri olayın eksiksiz biçimde kayıt altına alınmasıdır. Çünkü kanıtlanamayan kazalar, işçinin haklarını savunmasını zorlaştırabilir ve işverenin yükümlülüklerinden kaçınmasına yol açabilir. Bu nedenle iş kazası tutanağı yalnızca prosedür değil aynı zamanda bir hak koruma aracıdır.

Bir iş kazası tutanağında bulunması gereken temel unsurlar şunlardır:

• Kazanın kesin gerçekleşme zamanı
• Kazanın meydana geldiği yer
• Olayın tanıkları ve ifadeleri
• Yaralanmanın teknik ve tıbbi açıklaması
• Çalışanın görev tanımı ve kazayla ilişkisi
• Kusur oranı değerlendirmesi (varsa)
• Fotoğraf ve video gibi kanıtlar
• Olay yeri krokisi
• İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi değerlendirmesi

Bu tutanak doğru tutulmaz veya gerçeğe aykırı düzenlenirse, işçi ilerleyen süreçlerde hak kaybı yaşayabilir. İşveren açısından da gerçeğe aykırı tutanak, idari yaptırım ve hukuki sorumluluk doğurur. Bu nedenle tutanak hem işçi hem işveren açısından objektif ve belgeye dayalı hazırlanmalıdır.

Birçok iş kazasında yapılan en büyük hata, panikle olayın kayıt altına alınmadan geçiştirilmesidir. Hafif görünen yaralanmalar dahi ilerleyen günlerde ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu yüzden en küçük kaza bile tutanakla belgelenmelidir.

İş kazaları hakkında detaylı bilgi almak için web sitemizde yer alan telefon numaraları ve whatsapp hattı üzerinden iş kazası vakalarında uzman avukatlarımızla görüşme sağlayabilirsiniz.

İş Kazası Sonrası İşverenin Sorumlulukları Nelerdir?


İş kazası sonrası işverenin sorumlulukları hem idari hem hukuki açıdan oldukça nettir. İşverenin ihmali veya gecikmesi çalışan için hak kaybına, işveren için ise ciddi yaptırımlara yol açabilir. Bu yüzden iş kazası yaşandığı anda doğru adımların sırasıyla uygulanması gerekir.

İşverenin yükümlülüklerini şu şekilde özetleyebiliriz:

1. Yaralanan çalışanın derhal sağlık kuruluşuna sevki
Çalışanın hayati tehlikesi varsa 112 acil çağrı merkezine haber verilmelidir. Tıbbi müdahale gecikmiş her dakika işverenin sorumluluğunu artırabilir.

2. Olay yerinin güvenliğinin sağlanması

Kaza tekrarlanabilecek nitelikteyse alan kapatılmalı, ekipmanlar durdurulmalı ve gerekli iş güvenliği önlemleri alınmalıdır.

3. İş kazası tutanağının düzenlenmesi
İşveren, iş güvenliği uzmanı ve varsa tanıklarla birlikte kazayı detaylı biçimde kayıt altına almak zorundadır.

4. SGK’ya 3 iş günü içinde bildirim yapılması
Kanuna göre işveren, iş kazasını öğrendiği tarihten itibaren en geç 3 iş günü içinde SGK’ya bildirimde bulunmak zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa idari para cezası uygulanır.

5. Kolluk kuvvetlerine haber verilmesi
Özellikle ağır yaralanmalı veya ölümle sonuçlanan kazalarda olay polise veya jandarmaya derhal bildirilmelidir.

6. Kaza incelemesinin yapılması
İşverenin, kazanın nedenlerini araştırması, düzeltici faaliyet raporu hazırlaması ve benzer kazaların tekrarını önleyecek önlemler alması gerekir.

7. Gözetim ve eğitim yükümlülüğü

İşveren, çalışanların iş güvenliği eğitimlerinin eksizsiz olduğunu ispat etmek zorundadır. Eğitim verilmemiş bir çalışanın yaşadığı kaza, işverenin kusur oranını otomatik artırır.

8. Tıbbi giderlerin karşılanması
SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri, işverenin sorumluluğuna girebilir.

9. Tazminat yükümlülüğü
Kusurlu veya ihmalkar işveren; maddi, manevi ve destekten yoksun kalma tazminatları ile karşı karşıya kalabilir.

İşverenler çoğu zaman kazanın tamamen işçinin dikkatsizliğinden kaynaklandığını öne sürerek sorumluluktan kurtulmaya çalışır. Fakat hukuken işveren, işyerinde alınması gereken tüm önlemleri eksiksiz aldığını kanıtlamakla yükümlüdür. Bu ispat yükü işveren üzerindedir. İş güvenliği önlemleri alınmamışsa veya ekipman doğru sunulmamışsa, kazanın sebebi ne olursa olsun işveren kusurlu kabul edilir.

 


İş Kazası Sonrası Hangi Davalar Açılabilir?


Bir iş kazası sonrası çalışan veya yakınları çeşitli dava süreçleri başlatabilir. Bu davalar hem sosyal güvence kapsamında hem de medeni hukuk çerçevesinde değerlendirilir. İşçilerin tazminat ve hak arama yollarını bilmesi, sürecin adil ilerlemesi açısından büyük önem taşır.

İş kazası sonrası açılabilecek başlıca davalar şunlardır:

1. Maddi Tazminat Davası
İş kazasının çalışanın gelir kaybına yol açması durumunda açılan davadır. Çalışanın kazadan önceki kazanç düzeyi, meslekte kazanma güç kaybı oranı ve tedavi giderleri bu davanın temelini oluşturur.

Maddi tazminat kapsamında şunlar talep edilebilir:

• Sürekli iş göremezlik tazminatı
• Geçici iş göremezlik tazminatı
• Tedavi giderleri
• Çalışırken kaybedilen gelir kalemleri

Bu dava, işveren kusurluysa doğrudan işverene karşı açılır.

2. Manevi Tazminat Davası
İşçinin yaşadığı acı, elem, travma ve psikolojik etkiler nedeniyle açılabilir. İş kazası ağır yaralanmalı veya ölümle sonuçlanmışsa manevi tazminat miktarı artar. İşverenin kusur oranı, tazminat tutarında belirleyicidir.

3. Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

İş kazası sonucu çalışanın vefat etmesi halinde yakınlarının açtığı davadır. Bu dava, ailenin yaşam standardının düşmesinden kaynaklanan kayıpları telafi etmeyi amaçlar. Aile bireyleri, ölen işçinin gelecekte sağlayacağı maddi destekten mahrum kalacağı için tazminat talep edebilir.

4. Rücu Davası
SGK, yaptığı ödemeleri işverene rücu edebilir. Yani kusurlu işveren, SGK’nın işçiye yaptığı ödemelerin bir kısmını geri ödemek zorunda kalabilir.

5. Ceza Davası
İş kazası ağır yaralanma ya da ölümle sonuçlanmışsa, savcılık işveren ve sorumlu yöneticiler hakkında taksirle yaralama veya taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan soruşturma başlatabilir.
Bu süreç otomatik işler ve işçi veya yakınlarının şikayetine bağlı değildir.

6. İş Mahkemelerinde Tespit Davaları

Bazı durumlarda işveren kazayı gizlemeye ya da raporlarda farklı göstermeye çalışabilir. Bu durumda işçi, kazanın iş kazası olduğunun tespiti için dava açabilir. Tespit davası özellikle SGK tarafından iş kazası kabul edilmeyen durumlarda büyük önem taşır.

7. Meslek Hastalığına dönüşen kazalar için davalar
Bazı kazalar anlık değil sürüncemeli süreçler sonucu ortaya çıkar. Örneğin sürekli titreşime maruz kalan bir işçinin uzun vadede yaşadığı eklem sorunları meslek hastalığı sayılabilir. Bu durumda işçi hem iş kazası hem meslek hastalığı kapsamlı davalar açabilir.

İş kazası, yalnızca yaralanma anından ibaret değildir. Tutanakların doğru tutulması, işveren sorumluluklarının yerine getirilmesi ve işçinin hukuki haklarını zamanında kullanması sürecin en önemli parçalarıdır. İş kazası yaşayan her çalışanın doğru bilgilendirilmesi, hem kendi geleceği hem de iş güvenliği kültürünün gelişmesi açısından büyük değer taşır. Web sitemizin iletişim bölümü üzerinden hukuk büromuza ulaşarak iş kazası ve sonrasında oluşabilecek hukuki süreç hakkında detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz.

 

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler

  • Kasko Reddi Avukatı
    Araç sahipleri kanuni olarak zorunlu oldukları trafik sigortası zorunlu olmadıkları kasko sigortaları ile kaza durumlarında oluşacak maddi hasarlara karşı tedbir alabilirler.
  • Ankara İş Kazası Halinde Yapılması Gerekenler
    İş kazaları, işyerlerinde çalışan işçilerin fiziksel ya da psikolojik olarak zarar gördüğü ve genellikle çalışma sürecinde meydana gelen beklenmedik olaylardır.
  • Aracın Değer Kaybına Uğraması Konulu Yargıtay Kararı
    Ünsal Hukuk Bürosunun web sitesinde sizler için Aracın Değer Kaybına Uğraması Konulu Yargıtay Kararı yer alır, hemen bu içerikten inceleyerek sizde bilgi sahibi olunuz.
Whatsapp