Ankara´daki avukatlarımızın yer aldığı Ünsal Hukuk´da sizin için Kaçak Elektrik Tüketim Faturası İhtiyati Haciz Emsal Kararı yayınlandı.
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/2482
KARAR NO : 2025/2445
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/08/2025
NUMARASI : 2025/350 E- 2025/345 K (Değişik İş)
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 06/10/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; 264.540,23-TL kaçak elektrik tüketim faturası kaynaklı toplam alacak tutarı üzerinden, İstanbul 9.İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında borca yeter miktardaki menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi ve muhafazası ile ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 27/06/2025 tarihinde ihtiyati haciz talebinin kabulü ile 292.158,23-TL alacağı karşılayacak şekilde %15´ine tekabül eden 43.823,73-TL teminat karşılığında İİK 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına borca yetecek kadar miktarda İİK´nın koyduğu sınırlar içinde (tahsilde tekerrür olmamak üzere) ihtiyati haciz kararı verilmiştir.İhtiyati haciz talep eden tarafından teminatın yatırıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece verilen karara karşı taraf vekilinin itirazı üzerine, mahkemece 20/08/2025 tarihli ara kararla,itirazın reddine karar verilmiştir.Karşı taraf vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğu, sözleşmesi elektrik kullanıldığı iddiası sebebyile TBK 89. maddenin olayda uygulanamayacağı, " Her ne kadar alacaklı, müvekkilimin borçlu olduğunu ileri sürmüşse de, ihtiyati hacze konu edilen borç fiilen müvekkilime ait değildir. Borcun konusu olan elektrik aboneliği her ne kadar müvekkilimiz adına görünmekte ise de, ilgili taşınmaz üçüncü bir kişi ... ve ... isimli kişiye satılmış olup, ihtiyati haciz kararına konu olan borcun elektrik tüketimi müvekkilim tarafından değil, taşınmazı devralan kişi tarafından yapılmıştır. Dolayısıyla borç zinhar Müvekkile ait değildir.Elektrik tüketimi sonrası ortaya çıkan faturalardan dolayı sorumluluk, fiili kullanıcıya aittir. Müvekkilim, taşınmazdaki fiili kullanımı sonlandırmış ve abonelik iptal işlemleri konusunda girişimde bulunmuştur. Müvekkilin alacaklı kurumla hiçbir cari borç ilişkisi mevcut değildir.Alacaklı tarafından sunulan belgeler, borcun varlığını ve taraflar arasındaki ilişkiyi kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya koymamaktadır. Bu nedenle, mahkemenin yalnızca tek taraflı beyanlarla ihtiyati haciz kararı vermesi hukuka aykırıdır. Müvekkilimin mal kaçırma riski yoktur" şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.Yapılan inceleme sonucunda;Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; karşı taraf hakkında Büyükçekmece adresindeki şantiyede , sözleşmesiz olarak,dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik kullandığından bahisle kaçak tutanağı tutulduğu, tutanak altında karşı tarafın imzadan imtina ettiğinin belirtildiği görülmüştür.İhtiyati haciz talep eden tarafından teminatın yatırıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece verilen karara karşı taraf vekilinin itirazı üzerine ,mahkemece 20/08/2025 tarihli ara kararla,itirazın reddine karar verilmiştir.Karşı taraf vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğu, sözleşmesi elektrik kullanıldığı iddiası sebebyile TBK 89. maddenin olayda uygulanamayacağı, " Her ne kadar alacaklı, müvekkilimin borçlu olduğunu ileri sürmüşse de, ihtiyati hacze konu edilen borç fiilen müvekkilime ait değildir. Borcun konusu olan elektrik aboneliği her ne kadar müvekkilimiz adına görünmekte ise de, ilgili taşınmaz üçüncü bir kişi ... ve ... isimli kişiye satılmış olup, ihtiyati haciz kararına konu olan borcun elektrik tüketimi müvekkilim tarafından değil, taşınmazı devralan kişi tarafından yapılmıştır. Dolayısıyla borç zinhar Müvekkile ait değildir.Elektrik tüketimi sonrası ortaya çıkan faturalardan dolayı sorumluluk, fiili kullanıcıya aittir. Müvekkilim, taşınmazdaki fiili kullanımı sonlandırmış ve abonelik iptal işlemleri konusunda girişimde bulunmuştur. Müvekkilin alacaklı kurumla hiçbir cari borç ilişkisi mevcut değildir.Alacaklı tarafından sunulan belgeler, borcun varlığını ve taraflar arasındaki ilişkiyi kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya koymamaktadır. Bu nedenle, mahkemenin yalnızca tek taraflı beyanlarla ihtiyati haciz kararı vermesi hukuka aykırıdır. Müvekkilimin mal kaçırma riski yoktur" şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.Yapılan inceleme sonucunda;Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; karşı taraf hakkında sözleşmesiz olarak,dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik kullandığından bahisle kaçak tutanağı tutulduğu, tutanak altında karşı tarafın imzadan imtina ettiğinin belirtildiği görülmüştür.İcra İflas Kanunu´nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.Dosyadaki bilgi ,belge ve beyanlara göre yapılan değerlendirmede;davacı tarafça dosyaya sunulan yukarıdaki belge içeriklerine göre , talebin para alacağına ilişkin bulunduğu , somut olay ve dava konusu bakımından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, dava konusu alacağın muaccel olduğu ve ödenmediği, rehin ile temin edilmediği , bu aşamada mevcut delil durumuna göre , İİK´nın 257. md. hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği değerlendirilerek ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, itiraz eden/karşı tarafın tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Karşı tarafın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/10/2025