0312 230 00 90
av.ebru.unsal@gmail.com

Kusurlu Sürücü Araç Değer Kaybı Alabilir mi?27.7.2026

Trafik kazaları, sürücüler için yalnızca fiziksel veya psikolojik sarsıntılara yol açmakla kalmaz; aynı zamanda ciddi ekonomik kayıpları da beraberinde getirir. Gelişen ikinci el araç piyasasında, bir aracın kazaya karışmış olması ve tramer (hasar) kaydı alması, o aracın piyasa rayiç bedelinde doğrudan bir düşüşe neden olur. Hukuk dilinde ve sigortacılık sektöründe bu duruma araç değer kaybı adı verilmektedir. Kaza sonrası aracı kusursuz bir şekilde onarılmış olsa dahi, satılmak istendiğinde kazasız emsallerine göre daha düşük bir fiyata alıcı bulması, mülkiyet sahibinin cebinden çıkan görünmez bir masraftır.

Peki, kazaya sebebiyet veren taraf sizseniz durum nasıl şekillenir? "Kusurlu sürücü araç değer kaybı alabilir mi?" sorusu, trafik kazası mağdurlarının ve kazaya karışanların en çok merak ettiği hukuki meselelerin başında gelir.

Türk Borçlar Kanunu'nun temel prensiplerinden olan haksız fiil sorumluluğu ilkesine göre, bir zarara yol açan kişi (kusurlu taraf), bu zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Hukukun evrensel kaidelerinden biri olan "Hiç kimse kendi kusurundan faydalanamaz" ilkesi, araç değer kaybı taleplerinde de katı bir şekilde uygulanır.

Eğer bir trafik kazasında %100 kusurlu taraf sizseniz, karşı tarafın Zorunlu Trafik Sigortası'ndan veya doğrudan karşı tarafın kendisinden herhangi bir araç değer kaybı tazminatı talep etmeniz hukuken mümkün değildir. Zorunlu trafik sigortasının varlık amacı, poliçe sahibinin üçüncü kişilere verdiği maddi ve bedeni zararları güvence altına almaktır; poliçe sahibinin kendi aracındaki zararları karşılamak değildir.

Ancak, %100 kusurlu olunan durumlarda dahi değer kaybı alabilmenin çok nadir ve spesifik bir istisnası bulunmaktadır: Kasko Sigortası Özel Şartları. Standart bir kasko poliçesi, aracın onarım masraflarını karşılar fakat araçta oluşan değer kaybını teminat altına almaz. Eğer poliçenizi düzenletirken ek bir prim ödeyerek sözleşmeye "Araç Değer Kaybı Teminatı" eklettiyseniz, kazada tam kusurlu olsanız bile kendi kasko şirketinizden değer kaybı ödemesi alabilirsiniz. Bu durum tamamen sigorta şirketi ile aranızdaki özel sözleşme serbestisine dayanır ve poliçenizde bu maddenin açıkça yazılı olması şarttır.

Araç değer kaybı ile ilgili detaylı bilgi için “Araç Değer Kaybı Nedir? Nasıl Alınır? 2026 Güncel Rehber” başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.

Tek Taraflı Kazada Araç Değer Kaybı Alınır mı?

Trafik kazaları her zaman iki veya daha fazla aracın çarpışmasıyla meydana gelmez. Sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek bir ağaca, bariyere, aydınlatma direğine çarpması veya aracın şarampole yuvarlanması gibi durumlar tek taraflı trafik kazası olarak adlandırılır.

Genel kural olarak; tek taraflı kazalarda ortada kusuru karşı tarafa yüklenebilecek ikinci bir araç veya sürücü olmadığı için, klasik anlamda bir araç değer kaybı tazminatı süreci işletilemez. Kendi zorunlu trafik sigortanız sizin zararınızı karşılamayacağı için, tek taraflı kazalarda sigortadan değer kaybı almak standart prosedürde imkansızdır.

Fakat hukuki süreçler her zaman siyah ve beyazdan ibaret değildir. Tek taraflı kazalarda araç değer kaybı alınabilmesinin önünü açan, sorumluluğun idareye veya üçüncü kurumlara yüklendiği çok önemli istisnai durumlar mevcuttur:

  • Yol Kusurundan Kaynaklanan Kazalar: Kazanın meydana gelmesinde yoldaki bir çukur, hatalı asfalt dökümü, buzlanmaya karşı tuzlama yapılmamış olması veya trafik uyarı levhalarının eksikliği doğrudan etkili olmuşsa, burada sorumluluk Karayolları Genel Müdürlüğü'ne veya ilgili Büyükşehir/İlçe Belediyesi'ne aittir. Bu durumda, hizmet kusuru nedeniyle idareye karşı maddi tazminat (ve değer kaybı) davası açılabilir.
  • Üçüncü Kişilerin Fiziksel Müdahalesi: Yola aniden fırlayan başıboş bir hayvana, yola dökülen inşaat molozuna veya hatalı park edilmiş bir iş makinesine çarpmamak için manevra yapıp bariyerlere çarptığınızda, kaza tek taraflı gibi görünse de aslında kazanın asli kusurlusu hayvanın sahibi veya yola o engeli bırakan kişi/kurumdur.
  • Üretim veya Servis Hataları: Aracınızın frenlerinin yeni bakımdan çıkmış olmasına rağmen tutmaması veya fabrikasyon bir rotbaşı arızası nedeniyle yoldan çıkmanız durumunda, araç üreticisine veya yetkili servise karşı Tüketici Mahkemeleri nezdinde değer kaybı ve hasar onarım davası yöneltilebilir.

Bu istisnai durumlardan herhangi biri mevcutsa, olay yerinde mutlaka detaylı bir kolluk kuvveti (polis/jandarma) tutanağı tutturulmalı, yol veya çevre koşulları fotoğraflanarak delillendirilmelidir. İdareye karşı açılacak davalarda (Tam Yargı Davası) süreç İdare Mahkemeleri'nde yürütülür ve katı başvuru sürelerine tabidir. İdarenin kusuru ispatlandığında, aracınızda oluşan rayiç bedel düşüşünü idareden tahsil edebilirsiniz.

Araç değer kaybı almanın şartları hakkında detaylı bilgi almak için “Araç Değer Kaybı Talep Etme Şartları Nelerdir?” başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.

Kusur Oranı Araç Değer Kaybı Tazminatını Nasıl Etkiler?

Trafik kazalarında değer kaybı tazminatının belkemiğini kusur oranı oluşturur. Araç değer kaybı, hesaplanan toplam bedel üzerinden değil, karşı tarafın kusuru oranında size ödenir. Karayolları Trafik Kanunu uyarınca, kazaya karışan tarafların kusur dağılımı genellikle şu yüzdelik dilimlerle ifade edilir: %0, %25, %50, %75 ve %100.

Kusur oranının tazminata etkisi, tamamen orantısal bir matematik üzerine kuruludur. Bir trafik kazası sonrasında bağımsız sigorta eksperleri tarafından aracınızda oluşan değer kaybının brüt tutarı hesaplanır. Ardından, kaza tespit tutanağında yer alan kusur oranınıza göre bu tutardan kesinti yapılır.

Kusur Oranına Göre Tazminat Hesaplama Mantığı:

Sizin Kusur Oranınız

Karşı Tarafın Kusur Oranı

Alabileceğiniz Değer Kaybı Tutarı

%0 (Kusursuz)

%100 (Tam Kusurlu)

Hesaplanan değer kaybının tamamını (%100) alırsınız.

%25 (Tali Kusurlu)

%75 (Asli Kusurlu)

Hesaplanan değer kaybının %75'ini alırsınız.

%50 (Eşit Kusurlu)

%50 (Eşit Kusurlu)

Hesaplanan değer kaybının yarısını (%50) alırsınız.

%75 (Asli Kusurlu)

%25 (Tali Kusurlu)

Hesaplanan değer kaybının yalnızca %25'ini alırsınız.

%100 (Tam Kusurlu)

%0 (Kusursuz)

Araç değer kaybı tazminatı alamazsınız.

Örneğin; aracınızda uzman eksper tarafından 100.000 TL'lik bir araç değer kaybı tespit edildiğini varsayalım. Kaza tespit tutanağına göre kazada %25 oranında kusurlu bulundunuz (örneğin hız sınırını bir miktar aşmıştınız). Bu durumda karşı taraf %75 kusurlu sayılacaktır. Sigorta şirketinden talep edebileceğiniz nihai rakam, toplam zararın karşı tarafın kusuruna denk gelen kısmı olan 75.000 TL olacaktır. Geriye kalan 25.000 TL ise kendi kusurunuza denk geldiği için sizin üzerinizde kalır.

Kusur Oranına İtiraz Mümkün mü?

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) üzerinden sigorta şirketlerinin mutabakatıyla atanan kusur oranları kesin değişmez kurallar değildir. Sıklıkla taraflar kendi aralarında tutanak tutarken kendilerini hatalı ifade edebilir veya sigorta şirketleri haksız kusur dağılımları yapabilir. Kusur oranına itiraz etmek için, oranın size tebliğ edilmesinden itibaren yasal süreler içerisinde Sulh Ceza Hakimliği'ne veya doğrudan Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurarak kusurun bilirkişi vasıtasıyla yeniden tespit edilmesini talep edebilirsiniz. Hatalı bir %50 kusur oranının yargı yoluyla %0'a düşürülmesi, alacağınız tazminat tutarını tam iki katına çıkaracaktır.

Araç Değer Kaybı Almak İçin Avukat Gerekli mi?

Hukuk sistemimizde (istisnai birkaç durum hariç) şahısların kendi haklarını mahkemelerde veya komisyonlarda savunmaları için bir avukatla temsil edilme zorunluluğu yoktur. Yani teorik olarak, kaza sonrası sigorta şirketine başvuru yapmak ve Sigorta Tahkim Komisyonu'na dosya sunmak için avukat tutmak hukuken zorunlu değildir. E-devlet üzerinden veya doğrudan posta yoluyla kendi başvurunuzu şahsen yürütebilirsiniz.

Ancak pratik uygulamaya, yargı kararlarına ve sigorta sektörünün işleyişine bakıldığında; süreci uzman bir trafik kazası ve sigorta avukatı olmadan yürütmek, büyük hak kayıplarına uğramanıza neden olabilmektedir. "Avukat gerekli mi?" sorusunun cevabı kanunen "Hayır" olsa da, mağduriyet yaşamamak adına fiilen "Kesinlikle Evet"tir. Bunun temel nedenleri şu şekildedir:

1. Eksik ve Düşük Ödeme Stratejileri

Sigorta şirketleri ticari kurumlardır ve temel amaçları hasar maliyetlerini minimize etmektir. Bireysel başvuru yapan vatandaşlara genellikle piyasa gerçeklerinden uzak, oldukça düşük araç değer kaybı teklifleri sunulur. Örneğin; gerçekte 80.000 TL değer kaybı oluşmuş bir araç için sigorta şirketi 15.000 TL ödeme yaparak dosya kapatma (ibraname imzalattırma) yoluna gidebilir. İbranameyi imzalayan bilinçsiz bir vatandaş, geri kalan hakkından feragat etmiş olur. Avukatlar, doğru eksper raporlarıyla bu eksik ödemeleri tespit edip hukuki süreci derhal başlatır.

2. Karmaşık Usul ve Süre Kuralları

Araç değer kaybı talepleri, 2 yıllık kesin bir zamanaşımı süresine tabidir. Kazanın üzerinden 2 yıl geçtikten sonra hiçbir şekilde hak iddia edilemez. Bunun yanı sıra, Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuru zorunluluğu, başvuruya 15 gün içinde cevap verilmemesi durumunda dava hakkının doğması gibi çok ince usul kuralları vardır. Usulüne uygun yapılmayan bir başvuru, esastan ne kadar haklı olursanız olun usulden reddedilecek ve size boş yere masraf çıkaracaktır.

3. Bilirkişi Raporlarına Karşı Koyma

Sigorta Tahkim Komisyonu sürecinde dosya bağımsız bir bilirkişiye gider. Bilirkişiler de hata yapabilir veya Yargıtay'ın güncel içtihatlarına aykırı hesaplama yöntemleri (örneğin eski ve mağdur aleyhine olan formüller) kullanabilirler. Hukuk eğitimi almamış bir bireyin, bilirkişi raporundaki "serbest piyasa rayiç bedeli hesaplaması" veya "Anayasa Mahkemesi iptal kararları" gibi teknik ve hukuki hataları tespit edip süresi içinde yasal itiraz dilekçesi sunması neredeyse imkansızdır. Uzman bir avukat, hatalı raporlara itiraz ederek rakamın lehinize revize edilmesini sağlar.

4. Zaman ve Stres Yönetimi

Bürokratik yazışmalar, e-imza süreçleri, UYAP üzerinden dosya takibi, eksik evrak bildirimlerine zamanında cevap verilmesi gibi işlemler mesai ve uzmanlık gerektirir. Süreci bir avukata devrettiğinizde, siz günlük hayatınıza devam ederken tüm yasal süreç, evrak toplanması ve müzakereler profesyonel bir vekil aracılığıyla yürütülür. Çoğu sigorta avukatı, araç değer kaybı dosyalarında danışmanlık ücretini baştan almak yerine, dava sonunda karşı taraftan tahsil edilecek vekalet ücreti ve tazminat üzerinden yüzdelik bir anlaşma ile çalışmayı tercih eder. Bu da mağdurun cebinden ekstra bir masraf çıkmasını engeller.

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler

Whatsapp