Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Pert Total Tazminat Emsal Karar konularını içeren bu içeriği hemen internet sitemizden inceleyin.
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/16 Esas
KARAR NO: 2024/701
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/01/2024
KARAR TARİHİ: 24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı sigorta şirketine sigortalı olan müvekkiline ait ---------- plaka nolu aracın 04/03/2023 günü geçirmiş olduğu trafik kazası sonucunda müvekkiline ait aracın hasara uğradığını, kaza sonrası müvekkilinin davalı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunduğunu, sigorta şirketince sigorta eksperi görevlendirildiğini, inceleme sonucunda eksper tarafından aracın pert-total işlemine tabi tutulduğunu, davalı şirket tarafından aracın piyasa rayiç değerinin 572.903,00 TL tespit edilerek müvekkiline şirket tarafından sovtaj bedeli dahil 572.903,00 TL ödemede bulunduğunu, müvekkilinin ibranameye fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla imza attığını, müvekkilinin aracının değerinin bu tespit edilen değerin üzerinde olduğunu, davalı tarafından gönderilen ibranamenin itiraz-ı kayıtla imzalandığını, müvekkiline ait aracın kaza tarihindeki piyasa değerinin 750.000,00 TL´´den az olmadığını, davalı şirkete 20/10/2023 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, davalının taleplerini zımni olarak ret ettiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL tazminatın davalı şirketin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, dava konusu hasarın meydana geldiği --------- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkilinin sigorta poliçesi kapsamında sigortalısının kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkilinin eksper raporu gereği ve ibraname doğrultusunda ödeme yaparak yükümlülüğünü yerine getirdiğini, yapılan hesaplama uyarınca, sigortalı aracın sigorta poliçe değeri 660.000-TL´den sigortalı poliçesi enflasyon klozu poliçe başlangıç tarihine kadar rayiç değer farkı 87.097-TL düşülerek sigortalı aracın hasar tarihindeki hasarsız emsalinin piyasa peşin rayiç değeri olan 572.903-TL´den 350.000-TL sovtaj bedeli düşülerek 222.903-TL hasar bedeli 02.05.2023 tarihinde ibraname tahtında, davacı tarafa ödendiğini, sovtaj bedeli 350.000,00 TL´nin ---------Ş tarafından 02/05/2023 tarihinde ödendiğini, tazminat miktarının davacının iddia ettiğinin aksine poliçe hükümlerine uygun bir şekilde tespit edildiğini, davacının imzalamış olduğu ibraname ile müvekkili şirketi kayıtsız şartsız şekilde ibra ettiğini ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığını, bu nedenle rayiç değere itiraz edilemeyeceğini savunarak; müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığından davanın reddini, fahiş talebin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :--------ş., --------- Müdürlüğü´ne müzekkere yazıldığı görüldü. Mahkememizce alınan 27/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunun Kapsamında maddi hasarlı, Trafik Kazası olduğu, -Meydana gelen olayda KAÇINILMAZLIK faktörünün etkisinin OLMADIĞI, önlenebilir bir kaza niteliğinde OLDUĞU,-Dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu,-Dava konusu aracın onarımının kazanın oluş şekli ile doğru orantılı olarak araçta ağır hasar olması nedeni ile oluşacak değer kaybının da dikkate alınması ile ; ekonomik olamayacağı, ( Menfi) :-Dosya muhteviyatına sunulmuş olan 10.03.2023 / 23.03.2023 tarihli -------- Sigorta Ekspertiz Raporuna göre dava konusu araçta KDV hariç ve işçilik dahil 519.200,00 TL hasarın meydana gelmiş olduğu yönündeki tespitin kaza tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda bulunduğu, - Dava konusu aracın onarım maliyetinin araç piyasa rayiç değerinin %50´sini geçmiş olması nedeni ile PERT TOTAL olarak değerlendirilebileceği, bu kapsamda dosya muhteviyatına sunulmuş olan Eksper Raporundaki hasar tespitine yönelik görüş ve kanaatler ile aynı fikirde olduğumu,
- Dosya muhteviyatına sunulmuş olan SBM kayıtlarına göre dava konusu aracın söz konusu kazadan önce 30.12.2018 tarihli Ekspertiz Raparuna göre ( Hasar tarihi 21.11.2017) geçmiş hasar kaydının bulunduğu,( Hasar kaydı KDV hariç ve işçilik dahil 64.455,00 TL olduğu belirtilmiştir.) -Dava konusu aracım yapılan inceleme ve araşlırma neticesinde gerek internet siteleri, gerek tamir atölyeleri servisleri üzerinden yapılan araştırmada pandeminin araç/ römork üretiminde meydana getirmiş olduğu aksaklıkların 2. El araç / römork piyasalarında meydana getirmiş olduğu artışın, kaza tarihi itibariyle ---------- tarafından belirtilen Kasko Değeri ile birlikte dikkate alınması ile 2. Fi piyasa rayiç değerinin yaklaşık 575,000,00 TL civarında olduğu, (575.000,00 TL X % 50 — 287.500,00 TL)-Dava konusu aracın SBM kayıtlarına göre SÖZ konusu kaza öncesinde 21.11.2017 tarihli Ağır hasar kaydının bulunduğu ve çekme belgeli olarak gözüktüğü, bu nedenle davacının davacının iddia etmiş olduğu gibi teknik olarak aracın kaza tarihindeki bedelinin 750.000,00 TL ve üzeri olmasının teknik teamüllere ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, - Bu kapsamda dava konusu araçtaki gerçek zararın 575.000,00 TL - 350.571.42 TL =224.428,58 TL olduğu,
-Dava konusu olayda davacı tarafından aracın hurda hali ile satışı yapılmış olduğundan aracın davacıda bırakılmış olduğu görülmüştür.- Bu nedenle davalının sovtaj bedeli düşülerek yapılmış olan 222,903,00 TL nin ödenmiş olduğu dikkate alındığında ( Banka dekontu sunulmuştur.) davacının bakiye 224,428.58 TL+ 222.903,00 TL= 1.525,58 TL bakiye pert bedel fark alacağının bulunduğu,- Ancak nihai taktiri ve Hukuki değerlendirmesi Sn. Mahkemede olmak üzere davalı tarafından poliçe kapsamında Enflasyon Klozu Poliçe Başlangıç Tarihine kadar olan rayiç farkının dikkate alınması durumunda davacının bakiye alacağının bulunmadığı," hususları tespit edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davalı sigorta şirketine ---------- poliçe numaralı Kasko Poliçesi ile sigortalı davacıya ait --------- plakalı aracın karıştığı 04/03/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının davalıdan bakiye pert bedeli alacağına ilişkin açtığı tazminat davasıdır.Davalı tarafça borcun ibra ile sona erdiği savunulmuştur.
Taraflar arasındaki ibraname aşağıdaki gibidir: İbranamede yukarıda ortaya konulduğu üzere ihtirazı kayıt bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafça ibranamenin ihtirazı kayıt ile imzalanması sebebi ile bu belge artık bir ibraname değil makbuz hükmündedir 27/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda bakiye pert bedelinin 1.525,58 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davalı sigorta şirketine ---------- poliçe numaralı Kasko Poliçesi ile sigortalı davacıya ait --------- plakalı aracın karıştığı 04/03/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının davalıdan bakiye pert bedeli alacağına ilişkin açtığı tazminat davası olduğu, taraflar arasında araç üzerinde pert total işlemi yapılmış olduğu ve yapılması gerektiği hususunda bir çekişme bulunmadığı, çekişmenin gerçek pert bedelinin miktarı hususunda ve gerçek pert bedeli ile ödenen bedel arasında fahiş fark bulunup bulunmadığı, davacının davalıyı ibra edip etmediği, ibra etmiş ise bunun davalının KTK 111 maddesi kapsamında sorumluluğunu kaldırıp kaldırmayacağı, ibranamenin iptal şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda olduğu, öncelikle taraflar arasındaki yukarıda ortaya konulan ibraname, mutabakatname ve tazminat ödeme makbuzu başlıklı belgenin ibraname niteliğinde olmadığı, zira Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre ibranamenin sözleşme niteliğinde olduğu, sözleşmenin kurulabilmesi için ise tarafların karşılıklı ve sözleşmenin esaslı unsurları bakımından birbirine uyumlu irade beyanlarının bulunması gerektiği, davacının ise belgeyi ihtirazı kayıt ile imzaladığı dikkate alındığında bu yönde bir irade beyanından bahsedilemeyeceği, dolayısıyla -atıf yapılan yargı kararları da dikkate alındığında- belgenin ibraname değil, makbuz hükmünde olduğu, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda bakiye pert bedelinin 1.525,58 TL olarak tespit edildiği, davalının somut olayda TTK 1427 maddesine göre sigortacının edimine ilişkin araştırmalarının bittiği tarihte (ekspertiz rapor tarihi olan 14/04/2023 günü) temerrüte düştüğü, her iki tarafın da tacir olması ve bu nedeniyle işin ticari iş olması nedeniyle alacağa ticari temerrüt faizi işleyeceği kanaatine varılmış, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, bakiye pert bedeline ilişkin 1.525,58 TL maddi tazminatın 14/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (1.525,58 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcınının dan dava açılırken peşin olarak alınmış olması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yatırılan 25,00 TL tamamlama harcının kendisine iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan 916,00 TL dava açma masrafı ve 4.568,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 5.484,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK´nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (1.525,58 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 1.525,58 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 24/09/2024