0312 230 00 90
av.ebru.unsal@gmail.com

Pert Araç Kasko Sigorta Poliçesi Kapsamında Tazminat14.1.2026

Ünsal Hukuk´a ait web sitesinden Pert Araç Kasko Sigorta Poliçesi Kapsamında Tazminat Davası Emsal Karar içeriğini inceleyebilirsiniz.

T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1660
KARAR NO: 2024/1595
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/05/2021
NUMARASI: 2017/1143 Esas - 2021/348 Karar
DAVANIN KONUSU: Kasko Sigorta Poliçesi Kapsamında Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu´nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacı vekili dava açan dilekçesinde; müvekkiline ait, davalı nezdinde ... Kasko Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, dava dışı ...´ın kullanımında iken, 09/05/2017 tarihinde Şile Yolu, Şile İstikameti, Küçüksu Köprüsü üzerinde ... isimli şahsın kullandığı ... plakalı araç ile çarpıştığını, müvekkili şirkete ait aracın pert olduğunu, ... plakalı aracı sevk ve idare eden sürücü ...´ın KTK´ nın 56/1A maddesini ihlal etmiş olması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, müvekkili tarafından zararların giderilmesi hususunda davalıya yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığının belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere araç bedelinin tazmini için 35.000,00-TL, aracın kullanılamamasından doğan zarar sebebi ile 1.000,00-TL olmak üzere toplam 36.000,00-TL alacağın ticari faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ve eklerinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davalı tarafından davaya herhangi bir cevap verilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "...taraflar arasında ... plaka sayılı araç için kasko sigorta sözleşmesinin akdedildiği, sigortalı aracın poliçe süresi içinde iken 09/05/2017 tarihli trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, işbu dava açılmadan evvel davacının trafik kazasında aracın hasara uğraması nedeniyle pert total kabul edilerek araç bedelinin kendisine ödenmesini davalıdan talep ettiği, ancak davalı sigorta şirketinin hasar başvurusunu kabul etmediği ve araç hasarına yönelik herhangi bir ödeme yapmaması sebebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Trafik kazasına ilişkin belgeler celp edildikten sonra dosya kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporunda da kapsamlı şekilde vurgulandığı üzere 09/05/2017 tarihli trafik kazasında ... plaka sayılı dava dışı araç sürücüsü ...´ ın hatalı sollama nedeniyle karşı şeritten gelen araçla ve karşı şerit üzerinde ... plaka sayılı araca çarpmak suretiyle asli derecede ve % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu belirlenmiştir. 21/03/2019 tarihli kök bilirkişi raporunda araç hasarı yönünden onarım bedelinin araç bedeline kıyaslandığında onarımının uygun olduğu kanaati ile görüş belirtilmiş ise de; hem davacının hem de davalı sigorta şirketinin trafik kazası sonucunda araçta ağır hasar meydana geldiğini, ağır hasarlı aracın tamirinin ekonomik olmadığını ve bu nedenle pert total işleminin uygulanması gerektiği yönünde müşterek itirazları olmuş, itirazlar doğrultusunda 08/01/2020 tarihinde heyete sigortacılık konusunda uzman bir bilirkişinin de eklenmesine rağmen bilirkişi kurulu aracın tamirinin mümkün olduğuna yönelik kök rapordaki görüşlerini aynen benimsemiştir. Ancak, kasko sigortalı aracın trafik kazası sonucunda ağır hasara uğraması, tarafların ağır hasarlı aracın tamirinin ekonomik olmayacağı yönündeki müşterek beyanları ve dahi pert total sayılması gerektiği yönündeki ortak iradeleri, öte yandan objektif olarak / ekonomik bakıldığında aracın pert total sayılmasının tamirinden daha uygun olacağından bilirkişi raporunda bu görüşe itibar edilmemiş, aracın ekonomik olarak pert total kabul edilmesi kanaatine varılmıştır. Aracın ekonomik olarak pert total sayılmasına karar verildikten sonra, taraflar arasında hurdanın / sovtajın kime ait olacağı konusunda uyuşmazlık çıkmış, davacı hurdanın davalı tarafta bırakılmasını; davalı taraf ise hurdayı davacının almasını istemiştir. Nihayet taraflar arasındaki bu çelişkili durum giderilmiş, davacı 25/11/2020 tarihli dilekçesi ile aracın hurdasının kendilerinde bırakılmasını talep etmiştir. 08/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda sigortalı aracın kaza tarihindeki 2.el piyasa rayiç değerinin 107.000,00 TL, aracın sovtaj değerinin ise 40.000,00 TL olduğu hesaplanmıştır. Davacı taraf rapordaki tutarlara önce itirazda bulunmuş ise de; sonra bu itirazından vazgeçmiş, raporda belirlenen tutarları kabul ettiğini 17/03/2021 tarihli 7.celsede ifade etmiştir. Hatta, sovtajın kendilerinde kalmasını daha öncesinde talep ettiklerinden araç pert total bedeli talebini 67.000,00 TL üzerinden ıslah ettiklerini bildirmiştir. Mahkememizce duruşma sırasında ileri sürülen ıslah beyanı zapta geçirilmiş, 31/05/2021 tarihli 9.celsede bu beyan aydınlığa kavuşturulmuş, ıslah edilen 67.000,00 TL´ nin araç bedeli olarak talep edildiği, dava dilekçesinde yer alan 1.000,00 TL kazanç kaybı tazminatına yönelik ıslahın söz konusu olmadığı ayrıca açıklattırılmıştır. Böylelikle, sigortalı aracın kaza tarihinde 2.el piyasa değerinin 107.000,00 TL olduğu, aracın hurdasının davacı tarafta bırakılması nedeniyle 40.000,00 TL sovtaj değeri düşülmesi gerektiği, aracın pert total bedelinin 67.000,00 TL olduğu anlaşılmakla, davacının ıslah beyanları doğrultusunda araç pert total bedeline ilişkin talebinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi (araç hususi olup, ticari araç olmadığından) ile birlikte kabulüne karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesinin talep sonucunda aracın kullanılamaması nedeniyle kazanç kaybı tazminatının tahsilini talep etmiş ise de; taraflar arasında kasko sigorta sözleşmesinin akdedildiği, kasko sigortası genel şartları uyarınca kazanç kaybı zararının kasko poliçesi kapsamındaki teminatlardan olmadığı, bu konuda taraflar arasında imzalanmış poliçe hükümlerine bakıldığında kazanç kaybına yönelik zararların ayrıca poliçe ile teminat altına alınmadığı, dolayısıyla kazanç kaybı zararının davalı kasko sigortacısından talep edilemeyeceği anlaşılmakla, davacının kazanç kaybı tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle; a-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacının ıslah beyanları doğrultusunda araç pert total bedeline ilişkin talebinin kabulü ile, 67.000,00 TL´ nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Davacının kazanç kaybına yönelik tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; davanın 09/05/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ... plakalı aracın pert olması sebebiyle bakiye pert bedelinin vekil edeni şirket tarafından tazminine ilişkin olduğu, somut olayda vekil eden şirketi tarafından ... numaralı hasar dosyası açıldığı, bu dosyada alınan yazılı beyanlar ile telefon görüşme detaylarının uyuşmadığı, sürücü ... ile ...´ in araçta birlikte olduklarını bildirdikleri saatlerde, birbirlerini aradıkları, ...´ ın ilk hasar resmini 01:14´ de çektiği, ...´ ın ise 01:15´ de ...´ı aradığı, karşı araç sürücüsünün beyanınında araçta tek kişi olduğunu bildirdiği, bu nedenle sürücü değişikliği olduğu, alkol sebebiyle sürücü değişikliği yapılmış olabileceği ve hatta teminat dışı bir halin gizlenmesi saikiyle hareket edildiği kanaati oluştuğu, hasarın teminat dışı olduğuna ilişkin yeterli araştırma yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğu, poliçe özel ve genel şartları kapsamında zararın temin kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; aracın ikinci el rayiç değerinin 107.400,00 TL olarak tespit edildiği, hasar tarihinde aracın rayiç değerinin 93.000,00 TL olduğu, bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde; rayiç değer hesabına itiraz ettikleri, ilgili yasal mevzuat gereği kaza tarihindeki araç rayiç değeri esas alınarak tespit yapılması gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma yapılmaksızın tanzim edildiği, yine 40.000,00 TL olarak hesaplanan Sovtaj rakamının ne şekilde belirlendiğinin belli olmadığı, düşük hesaplanan sovtaj değerinin davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verebileceği, yerel mahkemece aracın sovtajının davacıya bırakıldığı, ancak hurda tescil belgesinin teminine ilişkin hüküm kurulmadığı, davacı sigortalı tarafından hurda tescil belgesinin sigortacıya ibraz edilmesi gerektiği, ancak mahkemece bu yönde bir hüküm kurulmadığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, kaldırılması gerektiği hususlarına ilişkindir.Eldeki dava; kasko sigorta sözleşmesi kapsamında araç bedelinin ve aracın kullanılamamasından kaynaklanan zararların tahsili istemine ilişkindir.Somut olayda davalı sigortacının; davacının rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmeyerek iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu teminat içinde kalmış gibi gösterdiğini, bu nedenle hasarın teminat dahilinde olduğunu ispat külfetinin davacıda bulunduğunu, zira; kaza sonrasında sürücü değişikliği yapıldığına ilişkin ciddi bulgular olduğunu, sürücü değişikliği yapılma nedeninin de alkollü biçimde araç sevk edildiğini gizlemek olduğunu ileri sürerek davacıya tazminat ödemekten kaçındığı görülmektedir. Davacı ise kaza anında araç sürücüsünün ... olduğunu, sürücünün alkolsüz bulunduğunu ileri sürerek tazminat isteğinde bulunmuş ve sürücü değişikliği yapılmadığını beyan etmiştir. Bilindiği üzere; TTK.nun 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. Ancak sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.(HGK 10.12.1997 gün ve 1997/11-772-1043; HGK 16.12.1998 gün ve 1998/11-872-905; HGK 22.12.2010 gün ve 2010/17-655-688 sayılı ilâmları) Her ne kadar davalı sigorta şirketi, davacı şirket´e ait araç sürücüsü ...´ın teminat dışı bir hali gizlemiş olabileceğini ve mahkemece bu hususa dair bir araştırma yapılmadan karar verildiğinden bahisle istinaf talebinde bulunmuş ise de, İstanbul C bölgesi Trafik Denetleme Ekipler Amirliği tarafından tanzim edilen 09/05/2017 tarihli kaza tespit tutanağında, araç sürücüsü ...´ın ehliyetinin bulunduğu ve alkolsüz olduğunun tespit edildiği, davalının hangi gerekçe ile teminat dışı bir hal bulunduğuna dair bir açıklama yapmadığı gibi buna ilişkin bir delil de sunmadığı anlaşılmıştır. Oysaki davalı sigortacı, meydana gelen kazanın sigortalının ileri sürdüğü şekilde gerçekleşmediğini, farklı olduğunu ve teminat dışı kalan hallerden olduğunu soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamalıdır. Dosyada davalı sigortacının açıklanan hususlarda bir ispatta bulunduğundan söz edilemeyecek olması nedeniyle davalının bu hususlara temas eden istinaf talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.Taraflar arasında talep konusu kazada hasarlanan aracın pert-total hale geldiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Dosya kapsamında temin edilen 08/01/2020 günlü bilirkişi heyet raporunda; aracın hasarsız rayiç değerinin 107.000,00-TL sovtaj bedelinin ise 40.000,00-TL olacağı bildirilmiştir.Sonuç olarak; aracın pert-total olduğu, hasarsız rayiç değerinin 107.000,00-TL bulunduğu ve sovtaj değerinin de 40.000,00-TL olduğu yönündeki bilirkişi raporundaki belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun, denetlenebilir gerekçeler içermesi ve dahi davalı sigorta şirketi tarafından söz konusu bu rapora karşı sunulan itiraz dilekçesinde hesap yöntemine yönelik olarak herhangi bir itiraz nedeni ileri sürülmemiş olması karşısında, mahkemece hükme esas alınmak suretiyle buna göre davalı tarafın sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir durum tespit edilemediğinden, davalı vekilinin hüküm altına alınan tazminat miktarına ve aracın tespit edilen rayiç değeri ile sovtaj değerine ilişkin istinaf başvurusunun da reddi gerekmiştir.Bundan ayrı; her ne kadar pert kabul edilen araç için kendisine davacı tarafından hurda tescil belgesi ibraz edilmediği ve mahkemece bu yönde bir karar verilmediği hususu davalı tarafça istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, araç davacı sigortalıda kaldığından ve sovtaj bedeli hesaplanan tazminat miktarından düşüldüğünden hurda tescil belgesinin ibrazına gerek olmadığı anlaşılmakla (-bkz..Yargıtay 4.Hukuk Dairesi´nin 2021/13518 Esas 2022/9525 Karar-) bu yöndeki istinaf başvurusununda yerinde olmadığı reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış olup, aşağıda yazılı olduğu gibi karar verilmesi gerekmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin istinaf başvurusunun HMK´nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 4.576,77?-TL harçtan peşin yatırılan 1.144,19-TL harcın düşümü ile bakiye 3.432,58?-TL istinaf karar ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK´nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.24/10/2024

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler

Whatsapp