0312 230 00 90
av.ebru.unsal@gmail.com

Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat Emsal Karar5.5.2026

Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat Emsal Karar konulu bu içeriği siteden inceleyerek sizde bilgi sahibi olabilirsiniz.

T.C.
İSTANBUL
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2021/891
KARAR NO:2024/1859
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:11/12/2020
NUMARASI:2017/432 Esas - 2020/618 Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/11/2024


Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeninin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ticari araca, plakası ve sürücüsü belirlenemeyen beyaz renkli bir aracın çarpması nedeniyle direksiyon hakimiyetini yitiren müvekkilinin önce ... plaka sayılı araca çarpması ve ardından da orta refüjü aşarak takla atması neticesinde meydana gelen 24/01/2017 günlü trafik kazasında ticari araç sürücüsü vekil edeninin ağır bir biçimde yaralandığını, kazaya plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın sebebiyet vermesi nedeniyle uğranılan zararın giderilmesinden davalı ... sorumlu olduğu halde kuruma yapılan başvuruya verilen 04/07/2017 günlü cevabi yazı ile talebin haksız bir biçimde reddedildiğini beyanla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) 50,00-TL'si geçici ve 50,00-TL'si kalıcı iş gücü kaybı zararına, 50,00-TL'si de bakıcı gideri zararına karşılık olmak üzere toplam 150,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; 25/11/2021 günlü bedel arttırım dilekçesi ile de geçici iş göremezlik zararına ilişkin istek miktarını 12.998,28-TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını 330.000,00-TL'ye ve bakıcı gideri zararına ilişkin istek miktarını da 16.748,70-TL'ye (toplam 358.996,98-TL) çıkarttıklarını açıklamıştır.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; talep konusu kazanın meydana gelmesinde davacı sürücü ... tam kusurlu olduğundan vekil edeni kurumun sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğini, aksi sonuca ulaşılması halinde de davacının uğradığını iddia ettiği maluliyetin ve zarar kapsamının 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMM Sigortası Genel Şartlarındaki düzenlemelere göre belirlenmesini istediklerini, ayrıca geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri zararına ilişkin talepler bakımından ...nın sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğini, davacının müterafik kusur durumunun da dikkate alınması gerektiğini, tüm bunlardan ayrı, davacıya ... tarafından yapılan veya yapılacak rücuya tabi ödemelerin de belirlenerek tazminattan tenzili gerektiğini ve davacının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; talep konusu kazanın oluşumunda plakası belirlenemeyen araç sürücüsünün %75 oranında, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza neticesinde %61 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşme süresinin de 12 ay bulunduğu kabul edilerek, 08/11/2019 günlü aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği şeklindeki özet gerekçeyle; -Asıl ve ıslahla açılan DAVANIN KABULÜ ile; -Geçici iş göremezlik maddi tazminat talebi için 12.998,28-TL, sürekli işgöremezlik maddi tazminat talebi için 330.000,00-TL, bakıcı gideri tazminat talebi için 16.148,70-TL olmak üzere toplam 359.146,98-TL'nin temerrüt tarihi olan 17/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; kaza tarihinde yürürlükte bulunan ZMM Sigortası Genel Şartlarına göre maluliyet ve tedavi gideri tek tazminat kapsamında olup, teminat limiti de 330.000,00-TL bulunduğu halde azami teminat limitinin aşılması suretiyle karar verilmesinin isabetsiz bulunduğu, ayrıca müvekkili kurumun sorumluluğu yoluna gidilebilmesi için kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiğinin kanıtlanması gerektiğini, somut olayda bu hususun varlığının usulüne uygun şekilde kanıtlanamamış olduğunun karar yerinde gözetilmediği, kaldı ki müvekkilinin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu tutulamayacağının da dikkate alınmadığı, kabule göre de ... tarafından davacıya gelir bağlanmış veya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmış ise bu ödemelerin talep edilen tazminattan tenzili gerektiğini, aksi halde mükerrer ödemeye sebebiyet verileceği, bu konudaki araştırmanın yetersiz olduğu, kaldı ki geçici bakıcı gideri zararının brüt asgari ücret üzerinden değil net asgari ücret üzerinden hesaplanması ve davacının müterafik kusur durumunun da dikkate alınması gerekirken bu yönlerde de hatalı uygulama yapıldığı, maluliyete ilişkin belirlemenin de Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre kişinin bizzat muayenesi yapılarak ve yaralanmanın niteliklerine göre oluşturulacak doktor heyetinden temin edilen bir raporla yapılması ve dahi kalıcı iş göremezlik zararının da TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1.8 teknik faiz uygulamasıyla tespit edilmesi gerekirken, bunun yapılmamış olmasının da isabetsiz bulunduğu, kusurun ve temerrüt tarihinin de hatalı belirlendiği, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir.1-Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 1. fıkrasında; "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır" düzenlemesine; aynı maddenin 4. fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine yer verilmiştir.Somut olayda, davacının kaza tarihinde ticari taksi şoförlüğü yaptığı ve kazanın da bu işin yapımı sırasında meydana geldiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, davacının iddiası da bu yöndedir. 08/11/2019 günlü aktüer bilirkişi raporunda da ...'na müzekkere yazılarak davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı ve sürekli iş göremezlik gelirine bağlanıp bağlanılmadığının sorulması gerektiğine işaret edilmiş ve bu nedenle mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumu İstanbul Fatih Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'ne yazı yazılmış ise de, bu yazıda sadece kişinin ... kayıtlarının gönderilmesinin istenildiği ve ilgili SGK Müdürlüğü tarafından verilen 08/07/2020 günlü cevabi yazı ekinde sigortalıya ait hizmet cetvellerinin gönderildiği ve ayrıca bu kişinin ...'dan aktifolarak herhangi bir emekli aylığı almadığının bildirildiği görülmüştür. İş bu cevabi yazı ekindeki hizmet döküm cetvellerine göre; davacının düzenli bir biçimde 2008-2015 tarihleri arasında 4/a kapsamında sigortalı olarak çalıştığı ve çalışmakta olduğu iş yerinden 15/12/2015 tarihinde ayrıldığı, müteakip başka bir iş yerinde 25/01/2017 tarihinde işe başladığı, 1.ay 7 gün, 2.ay 12 gün çalıştıktan sonra 12/02/2017 tarihinde işten ayrıldığı ve 08/03/2017 tarihinde yeniden başka bir iş yerinde çalışmaya başladığı, işe başladığı 3.ayda 24 gün, müteakip 4.ayda da 30 gün çalışarak 01/05/2017 tarihinde bu iş yerinden de ayrıldığı ve ondan sonra sigortalı bir çalışmasının gösterilmediği anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, talep konusu kazanın 24/01/2017 tarihinde meydana geldiği ve ATK 2. İhtisas Kurulu'nca düzenlendiği anlaşılan 24/04/2019 ve 19/02/2020 günlü maluliyete esas her iki raporda da kişinin yaralanmasına bağlı olarak iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği bildirildiği gözetildiğinde, davacının iyileşme süresinin fiilen 12 ay sürmediği konusunda duraksamamak gerekir.Bu durumda davacının geçici iş göremezlik dönem zararının varsayımsal süreye göre değil somut duruma göre belirlenmesi gerektiği sabittir.Kaldı ki, ...'dan talep konusu kaza nedeniyle davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ne kadar süreye ilişkin olarak ve ne miktar bir ödeme yapıldığı da açıkça sorulup belirlenmiş değildir.Bundan ayrı, yine ...'dan geçen zaman içerisinde 24/01/2017 tarihinde meydana gelen olayın bir iş kazası olduğu iddiasıyla yapılmış başvuru olup olmadığı, varsa bu başvuru üzerine ne gibi bir işlem yapıldığı, yani davacıya iş kazası kolundan kalıcı sakatlığına bağlı gelir bağlanıp bağlanmadığı, bağlanmış ise bu gelirin peşin sermaye değerinin ne olduğu açıkça sorulup tespit edilmemiştir... tarafından gönderilen ve bu kişinin ...'dan aktif olarak herhangi bir emekli aylığı almadığı yönündeki 07/07/2020 tarihli bilgi mevcut ise de, cevap tarihi itibariyle davacıya gelir bağlanmamış olması daha sonra bağlanmadığı veya bağlanmayacağı anlamına gelmez.Bu itibarla, mahkemece yapılacak iş davacının bağlı olduğu yerdeki SGK İl Güvenlik Müdürlüğü'ne yeniden yazı yazılarak davacının geçirmiş olduğu 24/01/2017 tarihli kazadan sonra kendisine geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bunun miktarının ve süresinin ne olduğu, ayrıca davaya konu kazaya ilişkin olarak bu kazanın bir iş kazası olup olmadığı konusunda araştırma yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği, edilmiş ise iş kazası kolundan rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığı, bağlanmış ise bu gelirin peşin sermaye değerinin ne olduğu hususlarının açıkça sorulup netleştirilmesi ve gerekirse davacıya iş kazası kolundan kendisine gelir bağlanması için ...'na başvuruda bulunması için mehil ve imkan verilmesi, sonucunun beklenilmesi ve ondan sonra az yukarıda açıklanan tüm hususlar gözetilerek toplanmış ve toplanacak deliller yeniden değerlendirilerek ve oluşan duruma göre aktüer bilirkişiden ek rapor temin edilmek suretiyle uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmesi gerekmektedir.2-Bundan ayrı, zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde diğer bir ifadeyle zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya zarar sorumlusunun durumunu ağırlaştırmış ise kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesi (benzer düzenleme 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. Maddesinde de mevcuttur) uyarınca hakim tazminat miktarını hafifletebilir.Somut olayda, davacının kazaya karışan ... plaka sayılı ticari taksinin sürücüsü olduğu, sevk ve idaresindeki araçta ... isimli yabancı uyruklu bir yolcunun bulunduğu, kaza neticesinde araç yolcusunun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek biçimde yaralanmasına rağmen davacının ağır bir biçimde yaralandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca davalı ... vekili tarafından cevap dilekçesinde de açıkça davacının müterafik kusur durumunun gözetilmesi gerektiği ileri sürüldüğü halde mahkemece davacının kazanın meydana gelmesindeki kusuru dışında müterafik kusurlu olup olmadığı hususu üzerinde durulmadan yani davacının kendi yaralanmasında müterafik kusurlu bulunup bulunmadığı konusunda olumlu veya olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması da hatalıdır.Sonuç itibariyle yukarıda bentler halinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a/6 maddesi gereğince kaldırılmasına ve kaldırma kararının gerekçesi gözetildiğinde davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2020 tarih ve 2017/432 Esas - 2020/618 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,-Kaldırma kararının gerekçesi dikkate alındığında davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/11/2024

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler

Whatsapp