0312 230 00 90
av.ebru.unsal@gmail.com

Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca İnceleme Kararı3.4.2026

Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca İnceleme Kararı içeren bu Yargıtay Kararı sitemizde sizlerle, hemen  inceleyebilir ve bilgi sahibi olabilirsiniz.

 10. Hukuk Dairesi         2022/13505 E.  ,  2023/4659 K.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1790 E., 2022/1820 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi


SAYISI : 2018/323 E., 2022/43 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların muris oğulları ...'un, ... 7 nci Jandarma Kom. A.K.’lığı emrinde J. Uzm. Onb. kursiyer olarak görev yapmakta iken 06.06.2017 tarihinde saat 14.30 sıralarında öğle içtiması esnasında fenalaşarak alay revirine kaldırıldığını ve burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kalbi fonksiyonlarının tekrar çalışmaması sebebiyle hayatını kaybettiğini ileri sürerek, ölüm tarihini takip eden aydan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte birikmiş olan geçmişe dönük aylıkların davacılar ... ve ...’a ayrı ayrı ödenmesine, başvuru tarihini takip eden aydan itibaren ... ve ...’a ayrı ayrı ölüm aylığı bağlanmasına ve hak kazanılan tüm ikramiyelerin toplu şekilde ayrı ayrı ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinde, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için vazife malullüğü hükümlerinin uygulanacağı, 25 inci maddede belirtilen malullüğün; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malulü denileceği" nin hüküm altına alındığını, ancak, maddenin 2 nci fıkrasında da "Vazife malullükleri, keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan, mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmaktan, yasak fiilleri yapmaktan,intihara teşebbüsten, her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlama veya zarar verme amacından, doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmayacağı"nın belirtildiğini, bütün bu hususlar gözetildiğinde, davacıların murisinin mazife malülü sayılabilmesi için, ölüm olayının askerlik görevinin tesiri ile askerlik ile ilgili görev esnasında meydana gelmesinin gerekli olduğunu, oysa, ölüm olayının, günlük mu'tad faaliyet sırasında meydana geldiğinden, davacıların murisinin vazife malulü sayılmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın murisin ölümünün vazife malullüğü kapsamına girip girmediği noktasında toplandığı, müteveffa ...’un 16.03.2017 tarihinde muvazzaf askerlik hizmetini onbaşı olarak tamamladığı, 3269 sayılı Kanun hükümlerine göre 17.04.2017 tarihinde uzman onbaşı olarak atamasının yapıldığı, vefat edenin 5510 sayılı Kanun 4/1-c kapsamında sigortalı olduğundan 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesine göre mahkemenin görevli olduğu, davacıların vefat eden oğullarından dolayı vazife malullüğü aylığı bağlanmasını talep ettikleri, davalı kurum tarafından Adli Tıp Kurumunca düzenlenen rapor sonucuna ve Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca yapılan inceleme neticesinde verilen karara göre sigortalının ölümüyle sonuçlanan olayın yürütülen görevden ve görev sırasında meydana gelen dış etkenlerden kaynaklanmadığı, vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçeleri ile taleplerinin reddedildiği ve vazife malullüğü aylığı bağlanmadığı, toplanan deliller ve dosya içeriğinden, vefat eden ...’un Yenifoça Jandarma Komando Teröristle Mücadele Harekatı Okul Komutanlığında Kursiyer Jandarma Uzman Onbaşı olarak görev yaptığı, 06.06.2017 tarihinde tabur içtima alanında 14.30 da fenalaşarak yere düştüğü, yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiği, bu şekliyle gerçekleşen ölüm olayının görev esnasında vazifenin icrası sırasında meydana geldiği, her ne kadar Adli Tıp Kurumu raporunda; ölümün kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu yönünde tespit yapılmış ise de, idari tahkikat raporunda da; müteveffanın sivil yaşantısında “Minumum Mitral Yetmezlik. Minumum Triküscit Yetmezlik ve Pulmoner Kapakta Hafif Yetmezlik" rahatsızlığının bulunduğu ve BBMM Baştabibi J. Tbp Bnb. Aydın Doğan ile anılan rahatsızlık ile ilgili yapılan mülakatta; "Kalpte bulunan dört kapağın üçünün arızalı olduğu” bilgisine ulaşıldığı, vefat olayının ölenin kursa katılmadan önceki rahatsızlığının aninden nüksetmesi sonucu gerçekleştiği kanaati belirtilmiş ise de, vefat edene “Komando Uzman Erbaş Olur” raporunun verildiği, uzman onbaşı olarak atamasının yapıldığı, ölüm olayından önce kalp hastası olduğuna ilişkin dosyada delil olmadığı, kaldı ki 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinde vefat olayında doğrudan görevinin neden ve etkisinin bulunup bulunmamasının vazife malullüğü aylığı bağlanması için koşul olarak sayılmadığı anlaşılmakla, hak sahibi davacılara ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiği kanaatine varılarak,

Davanın kabulü ile,

Davacıların murisi ...’un vefatının 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesine göre vazife maluliyeti kapsamında olduğunun tespitine,

Davacılara müteveffa ...’un ölüm tarihini takip eden ay başından itibaren ayrı ayrı vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,

Ödenmeyen aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için vazife malullüğü hükümlerinin uygulanacağı, ancak, maddenin 2 nci fıkrasında da vazife malullükleri, keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan, mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmaktan, yasak fiilleri yapmaktan,intihara teşebbüsten, her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlama veya zarar verme amacından, doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmayacağının belirtildiğini, bütün bu hususlar gözetildiğinde, davacıların murisinin vazife malülü sayılabilmesi için, ölüm olayının askerlik görevinin tesiri ile askerlik ile ilgili görev esnasında meydana gelmesinin gerektiğini, ancak ölüm olayının, askeri bir faaliyet günlük mu'tad öğle içtiması sırasında meydana geldiğinden, davacıların murisinin vazife malulü sayılmasının mümkün olmadığını belirterek, mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK 355 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile özellikle, davacılar murisinin ölümüne ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu, idari tahkikat içeriği ve davalı Kurumun gelir tespitine ilişkin inceleme raporu gözetildiğinde; delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali ile davacıların murisinin 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi gereği vazife malulü olduğunun tespiti ile davacılara vazife malüllüğü aylığı bağlanmasına ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun 47 nci maddesi.

3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler

  • Niğde Araç Değer Kaybı Nasıl Alınır?
    Araç değer kaybı kavramı, trafik kazasına karışmış ve piyasa değerinde bir düşüş gerçekleşen araçlarla ilgili olarak sıkça karşımıza çıkmaktadır.
  • Değer Kaybı İçin Başvuru
    Yapılan trafik kazaları sonrasında birçok kişi araçlarında oluşan değer kayıplarını en aza indirgemek ve telafi etmek için çeşitli yol ve yöntemle aramaktadırlar.
  • Hasar Onarımında Parça Farkı Nasıl Hesaplanır?
    Parça farkı, aracın kaza sonrasındaki hasarının orijinal parça yerine yan sanayi parça kullanılarak onarılmasından dolayı oluşan farktır.
Whatsapp