0312 230 00 90
av.ebru.unsal@gmail.com

Vazife Malülü Aylığı Bağlanması Talebi Yargıtay Kararı3.4.2026

Ankara'daki Ünsal Hukuk web sayfası aracılığı ile Vazife Malülü Aylığı Bağlanması Talebi Yargıtay Kararını inceleyerek sizde bilgi sahibi olabilirsiniz.

 10. Hukuk Dairesi         2023/13123 E.  ,  2024/86 K.


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/630 E., 2023/1759 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/54 E., 2022/13 K.

Taraflar arasındaki davacının murisi oğlunun vazife malulü olduğunun ve buna göre davacıya vazife malullüğü üzerinden aylık bağlanması gerektiğinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının oğlu ...'in hava piyade er olarak askerlik görevini yerine getirirken rahatsızlandığı ve 01.08.2018 tarihinde vefat ettiği, davalı Kuruma ...'in vazife malulü sayılması talepli 25.08.2021 tarihli dilekçenin reddedildiği, Kurum işleminin yerinde olmadığı, ret gerekçesi olarak Ankara 23. İdare Mahkemesinin kararı gösterilmiş ise de ...'in vazife malüllüğünün 5510 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 5434 sayılı Kanun kapsamında değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, Kurum işleminin hatalı olduğu iddiasıyla davacının oğlu ...'in 5510 sayılı Kanun kapsamında vazife malülü olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline ve davacıya 01.08.2018 tarihinden itibaren vazife malüllüğü aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayılı belirtilen karar ile davacı murisi ...'in askerlik görevini İzmir-Özdere Hv. Tek. Okl. Komutanlığı Özl. Eğt. Mrk. Hiz. Mhf. Bl. Komutanlığı emrinde hava piyade er olarak yapmakta iken 01.08.2018 tarihinde vefatı nedeni ile vazife malulü olarak kabul edilmemesi nedeni ile Kurum işleminin iptali istemli iş bu dava açılmış ise de sigortalı sayılmayan başlıklı 5510 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının d bendine göre askerlik hizmetini er olarak yapmakta olanların 5510 sayılı Kanun'un 4 ve 5 inci maddesi gereğince sigortalı olarak sayılmayacağı, davacı tarafça davacı murisinin vazife malulü sayılmamasına ilişkin Kurum işleminin iptali talepli görülen Ankara 23. İdare Mahkemesinin 2020/439 Esas 2020/2072 Karar sayılı ilamında da davacının vazife malulülüğü talebine ilişkin idari yargının görevli olduğu kabul edilerek davacının talebinin esastan reddine karar verildiği ve verilen kararın istinaf aşamasında olduğu bu nedende davacının talebine ilişkin idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davacının davasının dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili davacının 5510 sayılı Kanun'dan yararlanması gerektiğini belirterek, aksine verilen kararın hatalı olduğundan bahisle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacı murisi ...'in askerlik görevini İzmir-Özdere Hv. Tek. Okl. Komutanlığı Özl. Eğt. Mrk. Hiz. Mhf. Bl. Komutanlığı emrinde hava piyade er olarak yapmakta iken 01.08.2018 tarihinde vefatı nedeni ile vazife malulü olarak kabul edilmemesi nedeni ile kurum işleminin iptali istemli açılan davada davacı murisinin 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olmadığı, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 24.12.2018 tarih, 2018/4329 Esas ve 2018/11036 sayılı karurunda da belirtildiği üzere uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanun' un Geçici 18 inci maddesinin atıfta bulunduğu 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerektiğinden, davanın görüm ve çözümünün idari yargı yeri olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine yönelik mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının oğlu olan ...’in askerlik görevini yapmakta iken rahatsızlandığını, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 01.08.2018 tarihinde şehit olduğunu, müteveffanın askerliğe iştirak ile ölüm tarihi dikkate alındığında ve 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi itibariyle müvekkili davacının oğlu olan ... ...'in ölüm olayına ilişkin değerlendirmenin 5434 sayılı Kanun kapsamında değil, 5510 sayılı Kanun kapsamında olması gerektiğini, idari yargı tarafından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi ve karar verilmesinin usule açıkça aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında vazife malulü aylığı bağlanması gerekip gerekmediği hususundadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 18 ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 56 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. 

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler

  • Pert Değerine İtiraz Nedir?
    Pert değerine itiraz süreci, belirli adımların doğru ve zamanında tamamlanması gerektiği hassas bir işlemdir.
  • Hasar Farkı Tazminatı
    Hasar farkı tazminatı için kazalı araç ile onarım tutarı ilişkilendirilir. Kazada meydana gelen hasarın giderilerek eski haline gelmesi için yapılan tüm tamir ve onarım giderlerini kapsar diyebiliriz.
  • Deport Kararı Alınacak Yabancılar
    Deport (sınır dışı) kararı, bir yabancı uyruklunun Türkiye?de kalma hakkı olmadığını ifade etmekte olup, hakkında bu kararın uygulandığı kişiler ülkemizi terk etmek mecburiyetindedir.
Whatsapp